BANYUWANGİ IJEN VE BALİ LİMANI

Banyuwangi Java’dan Bali’ye geçmek isteyenler için hem bir dinlenme yeri hem de doğal güzellikleriyle görülmesi gereken bir şehir. Gelir gelmez ilk yaptığımız Ijen turu almak oldu ve geldiğimiz günün akşamı Ijen’e tırmanmak üzere yer ayırttık. Ijen’e tur arabalarıyla gece turu düzenleniyor. Gündüz turunu da tercih edebilirsiniz. Ama hava çok sıcak ve Ijen’in güzelliği sabah saatlerinde kendini gösteriyor. Tur kişi başı 24 usd.  Araçlarla Ijen’e vardıktan sonra 6 km tırmanış başlıyor. Size gaz maskesi ve fener sağlıyorlar. Yolda Lamborghini ve Ferrari denen yerlilerin taşıdığı el arabası taksileri göreceksiniz. 3-5 kuruş kazanmak için, turistleri el arabasının içinde taşıyan yerliler bizim git gel 12 km zorlandığımız yolu her gün birkaç kez ağır insan yükleriyle gidip geliyor. Banyuwangi Ijen yanardağı ve mavi ateş Java’da gidilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Burası kükürt madenciliği ile tanınıyor. Maden işçileri tüm gün çalışarak sağlıklarını tehlikeye atıyorlar. Yanardağdan çıkan zehirli gazlar maske ile gezilmesini gerektiriyor. Özellikle sabaha karşı, gecenin ilerleyen saatlerinde Ijen mavi ateşini çıkarırsa, etrafa yayılan yumurta kokusundan kaçın. Tırmanış oldukça zahmetli ve dikkat istiyor. Kayalar sivri, taşlar ayağınıza takılıyor. Ijen sanki bir rüya. Bu kadar güzel bir görüntünün patlayarak insanları öldürdüğünü düşününce ürküyoruz. Ama yanardağların dünyanın sürdürebilirliği için önemini araştırınca Ijen’e teşekkür etmemek elde değil! Yanardağlar gezegenin su ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyor, toprağın daha verimli olmasını sağlıyor.

Dönüş yolunda ne kadar yorgun olsak da el arabası-taksi, Lamborghini ve Ferrari’ye binmeyi kesinlikle reddediyoruz. Gece 23:30’da çıktığımız turu sabah 07:30’da sonlandırdık ve 08:30’da hostelimizdeyiz. Güzel bir uyku ve yarın beklenen, ünlü Bali!

----------------------------------------------------------------------------------------------------

Banyuwangi Ketapang limanına Banyuwangi merkezden grab taksi uygulamasıyla ulaştık. Taksi 4 usd tuttu. Ketapang limanından Bali-Gilimanuk limanına kişi başı sadece 140.000 ödedik ve yolculuk 1 saat 15 dakika sürdü. Ubung otobüs istasyonuna yürüyerek otobüsle Denpasar’a vardık. Bali’de klimasız kalmak imkansız. Otobüste hiçbir havalandırma yoktu. Çok zor bir yolculuk yaptık. Siz grab veya gojek taksi uygulamalarını kullanıp biraz daha fazla ödeyip, daha kolay ulaşım sağlayabilirsiniz.

İlk günlerimizde Kuta Selaten’de kaldık. Günlüğü 5 usd’ye motor kiralayarak güney sahillerini gezdik. Bali seyahatimiz sonunda adanın en beğendiğimiz sahilleri arasına giren Melasti sahili girişi kişi başı 15.000 idr yani 1 usd. Motosiklet park ücreti 3.000 idr. Her ne kadar sahillere ücretli girişe karşı olsak da Melasti bir kompleks. İçeride uygun fiyatlara (1 kişi tavuk pilav 1.5 usd ve taze meyve suyu 1 usd’den biraz az) yiyecek içecek, temiz duş ve tuvalet imkanları, lüks kafe, restoran bulabiliyorsunuz. Melasti yüksek kayalarla çevrili turkuaz deniz ve beyaz kumun olduğu muhteşem bir sahil. Dalgalar fazla değildi ama akıntı çok güçlüydü ve bizi sağa sola attı. Hatta bu yüzden Gökhan buraya yengeçler için özel tasarlanmış bir sahil dedi. Günümüz bol kahkalı, bol güzellikli geçti. Melasti 7 den 70 e her yaştan insanın olduğu bir yer. Motora atlayıp aynı gün içinde Padang Padang sahiline gittik. Burası daha çok gençlere ve yalnız gezginlere hitap ediyor demeliyiz. Giriş kişi başı 1 usd ve sahil çok güzel olsa da bu kadar kalabalığa pek küçük. Partilemeyi seven gençler güneşi burda batırıyor. Padang Padang tepeden bakıldığında biraz Amalfi’nin girinti çıkıntılı hâlini andırıyor.


Sırada Dreamland sahili var. Çok güzel bir sahil olsa da dalgalar çok büyük ve daha çok sörf yapmak için tercih ediliyor. Giriş yine kişi başı 1 usd. Burada biraz güneşlenip eve döneceğiz.

Birkaç gün sonra grab uygulamasını kullanarak Kuta Selaten’dan Kuta bölgesinde kalmaya geçiyoruz. Grab motor taksi olmasına ve çok daha ucuz olmasına rağmen, ağır yüklerimizle motora binmemeyi tercih ediyoruz. Kazaya kurban gitmeyi istemeyiz. Kuta sahil gün içinde sakin, güneş batımına doğru sahilin tümü doluyor. Armut koltuklarını sahile atan işletmeler turistleri cezbetmeyi iyi biliyor. Kuta yüzmek için çok tercih etmeyeceğimiz, sığ suyu olan bir bölge. Git git sadece dizimize gelen su bizi bazen bezdiriyor. Bu sıcakta serinlemek istiyoruz. Ama rahat ve geniş bir sahile sahip.

Kuta bölgesi gece hayatıyla ünlenmiş, lüks kafe ve restoranların olduğu bir bölge. Buna rağmen, çok uygun fiyatlara konaklama imkanı bulabilirsiniz. Biz 5 gün boyunca internet üzerinden günlük 7 usd, vergiler dahil 9.5 usd ödeyerek havuzlu tertemiz bir hostelde kaldık. Üstelik Kuta sahile 500 metre yürüme mesafesindeydi. Yalnız ilk 2 günümüzde kaldığımız yerde cüzdanımız çalındı. Bali bizi hoş karşılamadı diyebiliriz. Cüzdanın içinde 150 usd para, nüfus cüzdanı ve banka kartı vardı. Polise gidildi, tutanak tutuldu. Paramız olmadığından bir gün boyunca aç gezdik. Hostel hiçbir şekilde yardımcı olmadı. Polis dedektifi gelip kameraları kontrol etti ve bizim odamızı gösteren bir kamera olmadığını söyledi. Java adasına geldiğimiz ilk günden beri duyduğumuz motosiklet hırsızlığına şimdi de Bali adası eklendi. Bali’de hırsızlığın çok olduğunu duymuştuk. Fazla turistik bir yer. Dünyanın her yerinde olabilir dedik. Gezimize devam ettik.  


Bu bölgede de motor kiralayıp birkaç gün üst üste Ubud’u ve çevresini ziyaret ediyoruz. Ubud'da ilk deneyimimiz Kopi Luwak tadımı yapmak oluyor. Endonezya kökenli, çok özel ve pahalı bir kahve olan Luwak, misk kedisin kahve meyvelerinin olgun ve tatlı olanlarını seçmesi yani kahve çekirdeklerini yiyerek sindirmesi ile ve ardından da dışkı ile atması sonucu ortaya çıkıyor. Bu kahve çok sınırlı miktarda üretiliyor. Tadı diğer kahvelere göre daha yumuşak, az asidik ve daha aromatik. Geçmişte ise bu durum tam tersiymiş. Endonezya Hollanda sömürgesi altındayken yerli çiftçiler Luwak'ı ucuz fiyata üretmişler. Sömürge yönetimi altında yerli çiftçilerin ürettikleri kahveyi tüketmeleri yasakmış. Ancak misk kedilerinin dışkılarından çıkan kahve çekirdeklerini fark eden köylüler bu çekirdekleri toplayıp temizleyerek kavurmaya ve tüketmeye başlamışlar. 


Açıkçası biz pek de Kopi Luwak severlerden olamadık. Ama tadım pek keyifliydi. 20 çeşit kahve ve çayı ücretsiz denedik ve birer kahve alarak Luwak kahvesi tanıtımına katkıda bulunduk. Şunu da söylemeliyiz ki, üreticiler her ne kadar hayvanlara işkence etmiyoruz, doğal yollardan elde ediyoruz deseler de ne yazık ki dünyada Luwak'a talebin artması nedeniyle misk kedileri kafesler içinde tutuluyor. Bu durum hiç hoşumuza gitmedi!

 Kahve tadımımızdan sonra Ubud'u motosikletle gezmenin tadını çıkarıyoruz. Bali tapınaklarıyla ünlü. Ama Ubud tapınak bölgesi. Adanın şelale çeşitliliği çok fazla ve pek çok güzel şelale bu bölgede yer alıyor. İlk durağımız Tegenungan şelalesi. Giriş kişi başı 2 usd. İçeride bir tapınak, şelaleye bakan ve yüksekten dökülen havuza sahip lüks bir restoran, dondurmacı, fotoğraf çekim yerleri ve ilave ücret öderseniz Tegenungan’ın tepesine çıkabileceğiniz başka bir bilet gişesi yer alıyor. Böyle güzel bir şelale dururken insanların fotoğraf çekilmeye bu kadar önem vermesi üzücü. Mesela 6 usd’ye tepeden inen bir salıncağa oturarak, arkanızda şelale manzarası fotoğrafına sahip olabiliyorsunuz. Biz Tegenungan’ın çağlayan suyuna kendimizi kaptırıyoruz. Şelale kayaların arasından güçlü akıyor ve akıntıya kapılmamak için geçilmemesi gereken sınırı bir halatla belirlemişler. Zaten kendiniz de akıntının gücünü hissedecek ve bu bölgeden uzak duracaksınız. Tegenungan’ı çok sevmemize rağmen, bir sonraki şelalemiz olan Kanto Lampo’yu daha çok beğeniyoruz. Bu şelaleye giriş ücreti kişi başı 1 usd ve su derin olmamasına rağmen dikkat çekici bir görsele sahip. Geniş kayaların üzerinden akan şelale görsel bir şölen. Şelaleye çantalarla inmemek için kilitli dolap yerleri var. Biz çantamızı şelalenin içinde kayalıklara bıraktık ama eğer su geçirmez bir çantanız yoksa riski göze almamanızı öneririz. Adada pek çok şelale var. Eğer vaktiniz varsa şelalelere zaman ayırmanızı tavsiye ediyoruz.

Şansımıza 23 Nisan Galungan günü ve bugünü Tanah Lot tapınağında geçirmeyi tercih ediyoruz. Balililerin (Hinduizm) inancına göre, Galungan iyiliğin kötülüğe karşı verdiği mücadeleyi kazanması (Dharma Adharma’ya karşı) ve bugün her 210 günde bir kutlanıyor. Atalarının ruhlarının dünyayı ziyaret ettikleri bugün, aynı zamanda bir şükran günü. Yaşadıkları hayata, toprağa, suya bir çeşit teşekkür sunma biçimlerini bu şekilde gösteriyorlar. Hindu halk sarong adını verdikleri geleneksel kıyafetlerini giyiyorlar. Sarong erkekler için de kadınlar için de bele sarılan bir kumaş parçası. Penjor adlı süslemelerle evlerinin önünü ve tapınakları süsleyen Balililer hummalı bir çalışma içinde. Palmiye ağacının yapraklarından yaptıkları süslemeleri tanrılarına sunuyorlar.


Tapınağa giriş kişi başı 75.000 idr. Su tapınağı olarak da bilinen Tanah Lot’un bir de aşıklar için ürkütücü efsanesi var. Efsaneye göre, Balili bir prenses Balili bir prensle evlilik dışı birlikte olur ve erkek birlikteliğin ertesi günü kızı terk eder. Bunun üzerine prenses Bali’ye evlilik dışı gelen ve birlikte olan tüm çiftlere Tanah Lot lanetini gönderir ve birliktelikten en az 6 ay içinde ayrılmalarını diler. Tanah Lot Bali’deki diğer tapınaklar gibi görsellik açısından zengin ama maalesef turist olmamızdan kaynaklı tapınağın içine giremediğimizden bilgi verme açısından çok zayıf. Duyduğumuza göre, Balililer turistlerin tapınak önlerinde fotoğraf çektirme merakından oldukça rahatsız olmuşlar ve kültürlerini turistlere kapamışlar. Yalnızca paralı tapınaklara girebiliyorsunuz. Onların da içlerine kadar gitmenize izin yok. Bir bakıma kültürü koruyan bu davranış, diğer yandan kültürü öğrenememize de neden oluyor.

Bir günümüzü de Bali'de yaşayan ve bizi takip eden sevimli bir Türk çiftle Bali'de yaşam sohbeti yaparak geçiriyoruz. Böylelikle Bali'nin avantajları ve dezavantajları konusunda yeterli bilgi edindik. 

Bali gezimizin sonuna geliyoruz. Bir daha Bali’ye yolumuz düşerse, adanın kuzeyine düşen Sidemen ve Munduk bölgelerinde kalmayı ve keşfetmeyi istiyoruz.

Sırada başka bir ülke, yepyeni heyecanlar ve çok farklı bir kültür. Dahası hep hayalimiz olan: Nepal!

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar