Kayıtlar

Nisan, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
  BANYUWANGİ IJEN VE BALİ LİMANI Banyuwangi Java’dan Bali’ye geçmek isteyenler için hem bir dinlenme yeri hem de doğal güzellikleriyle görülmesi gereken bir şehir. Gelir gelmez ilk yaptığımız Ijen turu almak oldu ve geldiğimiz günün akşamı Ijen’e tırmanmak üzere yer ayırttık. Ijen’e tur arabalarıyla gece turu düzenleniyor. Gündüz turunu da tercih edebilirsiniz. Ama hava çok sıcak ve Ijen’in güzelliği sabah saatlerinde kendini gösteriyor. Tur kişi başı 24 usd.   Araçlarla Ijen’e vardıktan sonra 6 km tırmanış başlıyor. Size gaz maskesi ve fener sağlıyorlar. Yolda Lamborghini ve Ferrari denen yerlilerin taşıdığı el arabası taksileri göreceksiniz. 3-5 kuruş kazanmak için, turistleri el arabasının içinde taşıyan yerliler bizim git gel 12 km zorlandığımız yolu her gün birkaç kez ağır insan yükleriyle gidip geliyor. Banyuwangi Ijen yanardağı ve mavi ateş Java’da gidilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Burası kükürt madenciliği ile tanınıyor. Maden işçileri tüm gün çalışarak sağ...
Resim
  MALANG DEYİNCE AKLA: BROMO DAĞI Bromo Dağı’na tursuz gitmek isteyenler için masrafa hiç gerek yok. Uygun fiyata kendiniz tırmanış yapabiliyorsunuz. DAMRI otobüsü ile Cemorolawang’a giderek King Kong tepesinden Bromo Dağı güneş batışını seyredebilirsiniz. Malang’tan Damri ile otobüs fiyatı 1.5 usd ve 3 usd yerel grab ile dağa gidiş. Giriş ücreti ise sadece 12 usd! Dikkat edilmesi gereken bir nokta: Endonezyalı arkadaşlarımızdan duyduğumuza göre, Bromo Dağı tırmanış rotası öncesi sağlık kontrolünden geçmeniz gerekiyor. Biz kendimizi bir sonraki şehrimiz olan Banyuwangi’deki Ijen kraterine sakladık. Dünya’nın her yerinde gördüğümüz yıkılmaya yüz tutan gecekonduların renkli boyanarak, turistlere açılması ve korunması burada da var. Malang Jodipan ve Arema gecekondu köyleriyle ünlü. Fırsatı kaçırmayıp motora atladığımız gibi önce Jodipan’ı sonra Arema’yı ziyaret ediyoruz. Diğer ülkelerde gördüğümüzden farklı olarak, Jodipan şimdiye kadar gördüğümüz en güzel kurtarılmış gecekondu k...
Resim
  YOGYAKARTA’DA BOROBUDUR VE BATİK ÜSTÜNE Yogyakarta’da Endonezya köy hayatını deneyimliyoruz. Artık motor kiralamadan olmaz. Günlüğü 4.75 usd’ye kiraladığımız aracın benzini de oldukça ucuz. Benzinin litresi 0.75 usd. Böylelikle, grab yani ucuz taksi uygulaması ile gezeceğinizin belki de 10 da 1 i bir fiyatla tüm gün gezebiliyorsunuz. Grab her ne kadar ucuz olsa da gidilecek yer çok fazla ve Endonezya doğal güzelliklerini şehirlerine bile taşımış bir ülke. Köyle, kasabalar ise şehirden çok uzak ve inanılmaz bir yol macerası. İlk durağımız buranın en ünlüsü şıkırdım Malioboro Caddesi. Malioboro deyince aklımıza Yogyakarta Batik Sanatı geliyor. Tüm cadde batik el sanatları ile dolu. Batik yapılırken wax sıcak su ve boya kullanılıyor. Oldukça meşakkatli bir süreç olmasına rağmen, Yogyakarta ucuz batik ile dolu. Batik giyim mağazaları, tablolar ve el işleri burada çok uygun fiyatlara satılıyor. Burada etnik moda festivali düzenleniyor. Sokağın sonuna doğru Hollanda sömürge mimaris...
Resim
  CAKARTA-BANDUNG (AMA HEP Mİ BÜYÜK ŞEHİRLER OLUR KARDEŞİM!) Sonunda dünyanın en büyük ikinci başkenti, 35 milyon insanın yaşadığı Cakarta’dayız. Filipinler’in Manila’sından sonra ilk izlenim olarak söyleyebileceğimiz, bu kadar büyük bir başkent olmasına rağmen Manila’daki kanalizasyon karışımı yemek ve çöp kokusu burada yok. Oldukça eski bir başkent olan şehir, 1513’te Portekizlilerin baharat yolu arayışına bir cevaptır ve Güneydoğu Asya’nın ticaret merkezi olmuştur. Ne yazık ki Gökhan ateşli hastalık geçiriyor ve Cakarta’yı daha çok evde geçiriyoruz. Elimizden geldiğince gözlem yaptık. Idul Fitri yani Ramazan Endonezya için oldukça önemli. Biz bayramın sonuna geldik. Ona rağmen koca şehir bomboş. Yemek yiyecek bir yer bulamıyorsunuz. Zor bulduğumuz birkaç dükkan da her zaman açık olmuyor. 2 Nisan 2025’te Cakarta’ya iniş gerçekleştirdik ve 8 Nisan’a kadar tatil devam etti. Cakarta’dan başka bir büyük şehir olan Bandung’a 6 Nisan’a tren bileti almak için çok ter döktük. Trenler...
Resim
  7000 KÜSUR ADA MI? PEKİ NEDEN BOHOL? Manila havaalanından Panglao Havaalanına varmamızla bize bir rahatlama geliyor. Ana karanın karmaşasından, trafik gürültüsünden uzak bir adadayız. 7000 küsur adadan Bohol’u seçmemizin nedeni; Filipinler’in ünlülerinden Palawan ve Boracay gibi kalabalık ve turistik olmaması. Biraz dinlenmeye, kafa dinlemeye ihtiyacımız var. Panglao’da ilk durağımız Alona Sahili’ne yrüyüş mesafesinde kalmak. Geceleri yerli ve yabancı turistlerin gözdesi Alona sahili bizim pek aradığımız yer değil. 1 geceliğine bu hengameye girmek olabilir ama bize burada 4 gün kalıyoruz. Oldukça uzun geldi. Alona sahil tertemiz, bu da sahilin artısı. Beyaz kum, turkuaz su. 2.günümüzde diğer sahilleri keşfediyoruz. Dumaluan sahiline halk otobüsüne binip ulaştık ama dönüşümüz grab ile oldu. Maalesef, Filipinler’de motor ehliyetiniz yoksa ciddi cezalar kesildiği söylendi. Pek öyle olduğunu düşünmesek de kendimizi sağlama aldık. Geçen sene Vietnam, Tayland, Kamboçya ve Laos’ta r...
Resim
  SÖMÜRGE TARİHİNİN İZLERİ ve BİR PARÇA GÖZYAŞI: VİGAN Dillerden düşmeyen tarihi şehir Vigan’a ilk vardığımızda kendimizi Güney Amerika’da hissettik. Sömürge mimarisinin 16.yydan beri korunduğu şehir tipik geleneksel bir İspanyol kasabasını andırıyor. Güney Amerika kıtası ülke ve şehirleri de sömürge geçmişi yüzünden benzer mimariye sahipti. Crisologo Sokağı, Salcedo Meydanı, Burgos Meydanı, Vigan Katedrali, Bantay Gözlem Kulesi ile burası sanki 2024 Filipinler değil. Gelecekten geçmişe yolculuk yapmış bambaşka bir yer. Şehir 2022’de 7 şiddetindeki Luzon depremine maruz kalsa da eski hâlini büyük oranda korumuş. 1572’de İspanyol fatihi Salcedo tarafından kurulan Vigan, Salcedo Meydanı ile kurucusunu onurlandırmış. Arnavut kaldırımlı sokaklar, çömlekçilik ve dokuma gibi el sanatları, eski ata evleri Vigan’ı özel kılıyor. Crisologo Caddesi İspanyol mimarisinin ana caddesi. Bu uzun caddede tarihi binalar hediyelik eşya, antika, kahve dükkanları ve otel olarak kullanılıyor. At ...