7000 KÜSUR ADA MI? PEKİ NEDEN BOHOL?

Manila havaalanından Panglao Havaalanına varmamızla bize bir rahatlama geliyor. Ana karanın karmaşasından, trafik gürültüsünden uzak bir adadayız. 7000 küsur adadan Bohol’u seçmemizin nedeni; Filipinler’in ünlülerinden Palawan ve Boracay gibi kalabalık ve turistik olmaması. Biraz dinlenmeye, kafa dinlemeye ihtiyacımız var. Panglao’da ilk durağımız Alona Sahili’ne yrüyüş mesafesinde kalmak. Geceleri yerli ve yabancı turistlerin gözdesi Alona sahili bizim pek aradığımız yer değil. 1 geceliğine bu hengameye girmek olabilir ama bize burada 4 gün kalıyoruz. Oldukça uzun geldi. Alona sahil tertemiz, bu da sahilin artısı. Beyaz kum, turkuaz su.


2.günümüzde diğer sahilleri keşfediyoruz. Dumaluan sahiline halk otobüsüne binip ulaştık ama dönüşümüz grab ile oldu. Maalesef, Filipinler’de motor ehliyetiniz yoksa ciddi cezalar kesildiği söylendi. Pek öyle olduğunu düşünmesek de kendimizi sağlama aldık. Geçen sene Vietnam, Tayland, Kamboçya ve Laos’ta rahatça motor kullanabilmiştik. Dumaluan tam bize göre, upuzun bir sahil ve sakin. Bohol Beach Club’u geçtikten sonra palmiyeler altında mutlu mesut uzanabilirsiniz. Ancak dikkat! Plajların pek çok girişi var ve ücretli. Komiktir ki eğer yolu bulabilirseniz ki bu yol sahil boyunca yürümek ve tüm plajlara ana yoldan değil de sahilden girerek para vermemek oluyor. Bu kadar yer gezdik, ilk defa Filipinler’de sahile para verildiğini görüyoruz. Neyse bir yolunu bulup ücretsiz girdik. Bohol Beach Club önündeki palmiyelerin altına uzanmak bile paralı. Ama palmiye gölgesine girmezseniz parasızJ

Buraya gelen turistler genelde dalış için geliyr. Balicasag Adası’na geçip dalış yapabilirsiniz. Çikolata Tepeleri, dev su kaplumbağaları da adanın başka cazibeleri. Biz dev kaplumbağaları Sri Lanka’da ücretsiz gördük. Çikolata Tepeleri de bizim gibi uzun yolculuk yapan bir çift için gidilmese de olur ki bundan sonraki rotamız Endonezya! Dev volkanlar, kraterler, dağların ülkesi.

Kalan 6 günümüzü Anda’da geçiriyoruz ve Anda’ya aşık oluyoruz. Aradığımız yeri  sonunda bulduk! Anda White Long Beach bizim gibi doğa ve huzur sevenler için mükemmel bir tercih. White Long Beach’e gitmek için Anda sahilini takip ediyoruz. İlk günümüzde çekilen sular kumdan yürümemize müsaade ediyor. Hatta denizde 1 km kadar yürüyüp de ayak bileklerimize değen su inanılmaz bir görsel şölen. Kayalar küçük mağaracıklar oluşturmuş, insanlar buralarda poz veriyor ve fotoğraf çekimi için harika. 2. Günümüzde ise sular yükseliyor. Aynı yolu bu defa dizimize kadar gelen su içinden yürüyerek geçiyoruz. Eğer üşenmiyorsanız bu yol yaklaşık 2-3 km. Ama sahile giriş ücreti de veririm, yol parası da diyorsanız sizin tercihiniz.


Üç gün de Bohol’da Amerikalı bir arkadaşın evinde kalıyoruz. Eşi Filipinli ve birlikte Bohol okullarına Amerika’dan kitap yardımı getiriyorlar. Onlarla bir okul etkinliğine katılıyoruz ve Filipinler’de adalarda da olsanız gerçek hayat karşınızda duruyor: bir kitap için deliler gibi sevinen Filipinli minikler bizi selamlıyor, defalarca teşekkür ediyorlar.

Bohol’dan Cebu adasına kolaylıkla geçebilirsiniz. Cebu’dan da diğer adalara uçabilirsiniz. Biz Filipin adalar maceramızda sakinliği seçtik ve Filipinler’in en yeşil adasında doya doya zaman geçirdik. Ne yazık ki, Filipinler'de de başımıza hoş olmayan bir olay geldi. Bohol Adası'nın ateş böceği izleme turlarına katıldık. Düşük ücretli bir tur aldığımızdan mı bilinmez, turu satan acenta hava durumu konusunda bizi uyarmadı. Ne yazık ki sağanak yağış altında küçücük bir kano içinde kocaman bir nehir ortasında kaldık. İskeleye döndüğümüzde sırılsıklam olmanın dışında batma tehlikesi yaşayan biz turist kalabalığının sakince yağmurun beklediğini gördük ve sinirlendik. Nehirdeki tek turist biz olduğumuz için turist polisi gelip tutanak tuttu. Neyse ki başkent Manila’ya uçuş vakti geldi. Manila’dan Endonezya’nın başkenti Jakarta’ya uçacağız. Uçuşumuz Singapur aktarmalı. Singapur havaalanında 8 saat bekleyeceğiz. Gece konaklamamız havaalanı olacak. Singapur Changi havaalanı fazla konforlu olduğu için bir sorun yok. Ancak geçen seneki Singapur seyahatimizden bildiğimiz gibi kapalı alanlar fazla soğuk ve maalesef Gökhan’ı Changi havaalanı klima sistemleri çarpıyor. Jakarta günlerimiz Gökhan’ın yüksek ateşle hasta olması ve telaşla geçiyor. Yoğun öksürük ve hâlsizlik de cabası! Size tavsiyemiz Asya seyahatinizde sıcağa aldanmayıp yanınızda ince bir pantolon ve mont bulundurmanız. Çünkü sadece kapalı alanlar değil gün içinde değişen hava sıcaklıkları da sizi hasta edebiliyor. Özellikle muson sezonunda geldiyseniz vay hâlinize! Ki biz muson sezonundayız ve gün içinde aşırı sıcak ve yağmurun getirdiği rüzgârı da yedikL Jakarta’da görüşelim. Umarım hastalık yakamızı erken bırakır.



 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar