YOLDA OLMAK

Yola çıkıyoruz demeye dilimiz varmadı. Yaşamın yolda olmak ile eş değer olduğunu bilenler gibi, biz zaten yoldaydık. Yalnız küçük bir farkla: Biz alışkanlıklarımızı terk etmek, bir günü bir diğerine bağlayan, önceden hesaplanmış hiçbir nedene sahip olmamak istedik. Günler kendiliğinden gelmeliydi. Öylesine habersiz: Çat kapı çalan bir hafta; pazartesi telaşı, cumartesi keyfi nedir bilmediğimiz, hiçbir günü birbirine uymayan yedi gün…

Günlerimiz dört duvar arasında kapalı, o çok sevdiğimiz evimizden artık hoşlanmadığımızı düşünmekle geçiyordu. Virüs tüm dünyayı kasıp kavururken biz içinde oturduğumuz, uyuduğumuz, gezindiğimiz evi sorgulamaya başladık. Artık bu ev bize yetmiyordu.

Senelerdir bir parçası olduğumuz şehrin, üstüne iz sürdüğümüz toprakların bizi bırakmayan alışkanlıklarını bir kenara bırakmak kolay olmayacaktı. Olmadı da. Önce eşyalar peşimizden sürüklendi: Beni de yanına al diyen kitaplar mı istersiniz, tuşlarında gezinmeye doyamadığımız satılığa çıkarılmış ağlayan bir piyano mu? Ya o, dünyadaki kafe ve bar köşelerinden toplanmış, çalışanlardan özenle rica edilmiş, üzerine uzun uzun sohbetler edilmiş bardak altlıkları? Üzerinde uyuduğumuz, film izlediğimiz rengârenk kılıflarında yastıklar? Ya evin mutlu bir ev olduğunu konu komşuya ilan etmek isteyen paspas! Evim, güzel evim!

Tam eşyalarımızın çok gözde olanlarını dağıtmış, işimize yarayacak olanları saklamış ve getirisi olanları satılığa çıkarmışken bir de işler güçler yakamıza yapıştı. Üst üste binmiş, evin her odasında kendine özel alan açmak istercesine ortalığa saçılmış dosyalar, yazılmayı bekleyen raporlar, iş arkadaşlarından gelen, bir türlü bitmek bilmeyen telefonlar ve ardı arkası kesilmeyen şikayetler, şikayetler…

Sonra yeni bir sayfa açıldı. Biz istifaları vermiş, tüm yüklerden kurtulduğumuzu sanmış, başka başka şehirlerle olma düşüncesinin tatlı heyecanı ve bu şehri terk etmenin hüznü basmışken ailelerimiz ve arkadaşlarımızla gitmeden güzel zamanlar geçirme telaşı ve gideceğimiz kültüre dair çok az şey bildiğimizi kabul etme gibi hesapta olmayan sorunlar baş gösterdi.

Her ne olursa olsun yirmilerini güzelliklerle tüketmiş, otuzlarını umutlarla yaşayan iki genç insan için yeni hayatlar, yepyeni kültürler kırklarını doyumsuz tecrübelerle dolduracağı bir yol demekti. Kendimizi hazır hissetmeye başlamıştık.

Ve biz Latin Amerika hakkında okuduk. Oraların tarihini, kültürünü anlatan filmler izledik. Bilmediğimiz, okunacak, izlenecek, görülecek, öğrenilecek ne çok şey varmış. Okudukça içlendik, içlendikçe tanımadığımız o insanların yanında olmak, kendi dertlerimizden kurtulup onların dertlerine ortak olmak, tarihlerine, geleceklerine küçücük bir ayrıntı olmak istedik. Zamanla gitme fikrine daha da ısındık. Gitmek yerine yer değiştirmek demeliyiz. Hayatımızda bir yerden başka bir yere yer değiştirerek oradaki halkla bugünü yaşamak, gülmek ve eğlenmek istedik.

 Kafalarımızın içinde bütün bunlar olup biterken, yolda olmak ile ilgili kendimizde yarattığımız sorunla başa çıkar olmuştuk. Yol her zaman bir yerden bir yere gitmek değildi. Yol bazen, uzun süre aynı yerde dursan da yolda olduğunu söyleyebilmek demekti.

Yola dair bir adım attık. Peki ya siz? Bizimle birlikte yola çıkmaya, kendi yolunuzda yürümeye ne dersiniz?

Yorumlar


  1.  Hale Nur dedi ki...

    kaleminize saglik, gercekten tum aliskanliklarimizi en onemlisi evimizi geride birakmak, confort zone'dan cikmak herkesin yapabilecegi bir sey degil. Yazida da cok guzel anlatmissin. Umarim her sey yolunda gidecek :) yeni maceralarinizi okumak icin sabirsizlaniyorum. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. Herkes yolunu bir şekilde bulmalı 🙏🙏 sizi ilgiyle takip edeceğim, sevgiyle kalın 💙💙

    YanıtlaSil
  3. Bu güzel amacınızda her şey gönlünüzce olsun🐞

    YanıtlaSil
  4. Yol’unuza eşlik etmek çok heyecanlı olacak. Sesiniz, yüzünüz, yolunuz ışıkla dolsun.

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel bir blog 🎈 Biz de sizlere yolculuğunuzda eşlik etmek, keşfettiğiniz yerleri keşfetmek isteriz. Yolculuk hepimize yeni farkındalıklar kazandırsın 🎈 Hande & Ozan

    YanıtlaSil
  6. Herşey gönlünüze göre olsun,yolunuz açık şansınız bol olsun,sevgiler ..Takipteyiz...

    YanıtlaSil
  7. Yazınızı ilgiyle okudum, sizi takip edeceğim. Yolunuz ve şansınız açık olsun...

    YanıtlaSil
  8. Gönlümüz kalbimiz sizinle…
    Yazınızı çok yalın bir dille kaleme almışsınız, şansınız bol olsun…

    YanıtlaSil
  9. Sizinle yola çıkmak çok keyifli olacak 🥰 yolculuğunuzu sabırsızlıkla bekliyoruz Hakan & Seher 🌞

    YanıtlaSil
  10. Dünya kazan, siz kepçe... Haydi başlasın! Yolunuz açık, kalbiniz bizimle olsun. Selmin

    YanıtlaSil
  11. Hikâyelerinizi sabırsızlıkla bekliyorum🐞 Yolunuz açık şansınız bol olsun🐞 Sevim

    YanıtlaSil
  12. Duygularınızı ne kadar güzel ifade etmişsiniz.pek çok kişinin hayal edip de bir türlü gerçekleştiremediği cesareti göstermeniz bile takdire değer.yolunuz,şansınız bol olsun.izlemedeyiz

    YanıtlaSil
  13. Ne güzel anlatmışsınız hepimizi boğan hayatları ve onlardan kurtulmak için yeni bir yaşamın kapısını aralamayı. Yolunuz açık keyfiniz bol olsun. Hayat karşınıza güzel insanlar güzel manzaralar renkler ve sesler çıkarsın. İnci.

    YanıtlaSil
  14. Güzel anılar biriktireceğiniz bir yolculuk olsun. 5 sene önce oğlum bu seyahati tek başına gerçekleştirdiği süreçte bizler haber alamadığımız uzun zamanlarda dokuz doğurmuştuk:) Lütfen güvenlik önceliğimiz olsun. Sorularınız olursa Oğulcan Temiz web sitesinden yararlanabilirsiniz ya da arayabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  15. Ne güzel bir yazı olmuş, yolunuz açık, şansınız bol olsun.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar