BANYUWANGİ IJEN VE BALİ LİMANI Banyuwangi Java’dan Bali’ye geçmek isteyenler için hem bir dinlenme yeri hem de doğal güzellikleriyle görülmesi gereken bir şehir. Gelir gelmez ilk yaptığımız Ijen turu almak oldu ve geldiğimiz günün akşamı Ijen’e tırmanmak üzere yer ayırttık. Ijen’e tur arabalarıyla gece turu düzenleniyor. Gündüz turunu da tercih edebilirsiniz. Ama hava çok sıcak ve Ijen’in güzelliği sabah saatlerinde kendini gösteriyor. Tur kişi başı 24 usd. Araçlarla Ijen’e vardıktan sonra 6 km tırmanış başlıyor. Size gaz maskesi ve fener sağlıyorlar. Yolda Lamborghini ve Ferrari denen yerlilerin taşıdığı el arabası taksileri göreceksiniz. 3-5 kuruş kazanmak için, turistleri el arabasının içinde taşıyan yerliler bizim git gel 12 km zorlandığımız yolu her gün birkaç kez ağır insan yükleriyle gidip geliyor. Banyuwangi Ijen yanardağı ve mavi ateş Java’da gidilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Burası kükürt madenciliği ile tanınıyor. Maden işçileri tüm gün çalışarak sağ...
Bu blogdaki popüler yayınlar
GÜRCİSTAN’IN EN GÜZELİ: KAZBEGİ Kafkas Dağları’nın kalbinde, Kazbek Dağı’nın eteklerinde yer alan Kazbegi, resmi adıyla Stepantsminda Mtskheta-Mtianeti bölgesinde yer alıyor. Kazbek Dağı, Gürcü mitolojisi ve halk inançlarında çok önemli bir yere sahip. Tanrıların Dağı olarak Gürcü halk destanlarında geçen dağ, Antik Yunan mitolojisinde de Prometheus’un zincirlendiği yer olarak geçer. Stepantsminda, yüzyıllardır Gürcü askeri yolu üzerinde önemli bir durak olmuş. Bu yol, antik ticaret ve askeri rotasıymış. Burası ilk geldiğimizden beri, bizi tam on ikiden vuran bir yer oldu. Görkemli manzaraya dalış yapmak için tabanlarımıza kuvvet verdik. Kazbek Dağı 5033 m yükseklikle tırmanışçıları çekiyor. Biz uzun yolculuğumuzdan sonra oldukça yorgunuz. Evden ayrılalı yine 1 sene oldu ve Kazbegi’nden sonra yurdumuza dönüp ailelerimizin yanında dinlenmeyi planlıyoruz. O yüzden tırmanışı bir kenara bıraktık. Otostop çekerek 2.170 m yükseklikteki bir tepe üzerinde olan Gergeti Trinity Klisesi...
YOLDA OLMAK Yola çıkıyoruz demeye dilimiz varmadı. Yaşamın yolda olmak ile eş değer olduğunu bilenler gibi, biz zaten yoldaydık. Yalnız küçük bir farkla: Biz alışkanlıklarımızı terk etmek, bir günü bir diğerine bağlayan, önceden hesaplanmış hiçbir nedene sahip olmamak istedik. Günler kendiliğinden gelmeliydi. Öylesine habersiz: Çat kapı çalan bir hafta; pazartesi telaşı, cumartesi keyfi nedir bilmediğimiz, hiçbir günü birbirine uymayan yedi gün… Günlerimiz dört duvar arasında kapalı, o çok sevdiğimiz evimizden artık hoşlanmadığımızı düşünmekle geçiyordu. Virüs tüm dünyayı kasıp kavururken biz içinde oturduğumuz, uyuduğumuz, gezindiğimiz evi sorgulamaya başladık. Artık bu ev bize yetmiyordu. Senelerdir bir parçası olduğumuz şehrin, üstüne iz sürdüğümüz toprakların bizi bırakmayan alışkanlıklarını bir kenara bırakmak kolay olmayacaktı. Olmadı da. Önce eşyalar peşimizden sürüklendi: Beni de yanına al diyen kitaplar mı istersiniz, tuşlarında gezinmeye doyamadığımız satılığa çıkar...
Yorumlar
Yorum Gönder