BURADAYIZ
PERUUUU!
En
son size Coca’dan Rockafuerte’ye geçtiğimizi yazmıştım. Coca - Rockafuerte
yolculuğu Coca limanından kalkıyor ve 15-20 kişilik gruplar halinde motorlu ve
kapalı küçük teknelerle ulaşım sağlanıyor.
İki türlü kano bulunuyor. 4 saatte giden hızlı kano ve 8 saatte giden yavaş
kano. Biz 8 saatte gitmeyi tercih ettik. Ücret kişi başı 20 dolar. Yerli halk
için ise yolculuk 10 dolar.
Rockafuerte
yolculuğumuz sırasında kanomuz çamura saplandı ve kanodakiler seferber olarak
suya girdiler. Kanoyu çamurdan çıkardılar. Yol boyunca sadece bir kez öğle
yemeği molası verdik. Amazon nehrinde saatler geçirdikten sonra sonunda kara
göründü.
Yolculuk sonrası
kalacak bir yer bulup dinlenme düşüncesine girmişken aceleyle uygun bulduğumuz
bir hostele ücreti ödedik. Ertesi gün Pantoja’ya sadece bir saatte gideceğimizi
sandığımızdan oldukça keyifliydik. Ama ne yazık ki yemek almak için dışarı
çıktığımızda insanlar pazartesi veya salıya kadar Pantoja’ya kano olmadığını
söylediler. Yine bir telaşa kapıldık. Öyle ki karanlık basıyordu. Ödeme
yaptığımız hostelden paramızı geri aldık ve Pantoja’ya giden kanoya atladık.
Yol sadece 40 dakika
sürmüş olmasına rağmen ilk 10 dakikadan sonra karanlık bastırdı ve kaptanımız
elinde fenerle yola devam etti. Amazon nehrinin ortasında üstü ve yanları açık,
motorlu küçücük bir kanoyla kalakalmıştık. Neyse ki Peru sınırı olan Pantoja’ya
geldiğimizde bizi karşılayan gülen gözler karşımızdaydı.
Pantoja’da hiçbir
sorun olmadan pasaport işlemlerini tamamladık. Hatta saat 21:00 suları olmasına
rağmen pasaport ofisi sadece bizim için açıldı ve pasaportlarımız damgalandı.
Peru’nun Ekvador’a
nazaran daha ucuz olması (1 dolar=3.7 sol) ve yemek çeşitliliğine dayanamayıp
hemen sebzeli empanadalar, balıklı pilavlar yedik ve yanında sadece Peru’ya
özgü tarçın, şeker, mısır ve sudan yapılan, lezzetli içecek Chicha’yı tattık.
Ertesi sabah
erkenden, saat 05:30’da Iquitos’a gidecek olan kanoya atladık. Iquitos
Pantoja’dan 2 gün uzaklıkta bir liman şehri. Bir gün süren yolculuğun ardından
kaptanımız ve yolcular Santa Clotilde’de konakladı. Peru kasabalarında
akşamları elektrik yok. Erkenden uyuduk.
Ertesi sabah 04:30’da
kalan yolculuğumuzu tamamlayarak Iquitos’ta güzel bir uyku çektik. Ama
öncesinde yeni bir sürprizle karşılaşkt. Amazon nehri boyunca yaşadığımız
maceralara yolda bir yenisi daha eklendi ve kanomuzun motoru bozuldu. Kaptanımız
45 dakikalık bir uğraş sonrası yedek motoru takmayı başardı.
Neyse ki artık Peru’daydık.
Iquitos, zamanında kauçuk ticaretinin gerçekleştirildiği çok önemli bir liman
şehri. Hatta bölgedeki birçok kafe ve bara ismini veren Fitzcaraldo ismi,
kauçuk ticaretinin yüzyıllar önceki zalimliğini gözler önüne seriyor. Herzog’un
en önemli baş yapıtlarından olan ve gerçek bir hikâyeye dayanan film acımasız
kauçuk baronunun bu topraklardaki hikâyesini anlatıyor.
Iquitos penceresiz
mini motobüsleri, taksi yerine kullanılan üç tekerlekli tuktuk benzeri
motocarrolarıyla bize biraz Asya filmlerini anımsattı. Bu şehirde geçirdiğimiz
5 gün boyunca Peru sokak yemeklerini tattık. Bol sebzeli ve yumurtalı besleyici
empanadasından, bizim lokmaya benzeyen yağda hamur kızartması churrosuna, her
köşe başında görebileceğiniz soyulmuş aguaje sine kadar yedik.
Enstürmanlardan
Peru’ya özgü cajon ve 10 telli küçük biz saz olan, ukuleleye benzeyen
charrongayu denedik.
Dahası Coca yapraklarının Şamanlar tarafından dövülerek elde ettikleri toz ve çeşitli ritüelleri hakkında bilgilendik. Coca tozu bir tatlı kaşığı kadar alınıyor. 5-10 dakika kadar ağızda tutulunca etkisi hissediliyor. Vücuda enerji veriyor ve konsantrasyonu sağlıyor. Şamanlar Limpieza, arınma ritüeli için de yapraklar kullanıyorlar. Şaman ritüellerinde Ayahuasca ritüeli de önemli bir yer tutuyor. Ayahuasca ritüelinden önce korunmak için jaguar tırnağından ve dişinden yapılmış kolyeler takılıyor.
Peru ormanları, Brezilya yağmur ormanları ve Kolombiya ormanlarındaki farklı bitkilerin küllerinden de farklı tozlar hazırlanıyor. Yarumo, Nunu, Menta, Jurema gibi bitkiler bunlar.
Peru'lu arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre, kabileler covid zamanında aşı olmayı reddetmişler ve doğal yöntemlerle kendilerini korumayı tercih etmişler.
Peru'da bölgelerin ana kara, orman ve kıyı bölgeleri olarak adlandırıldığını öğreniyoruz. İquitos ormanlık bölgeye giriyor. İquitos'ta Amazon turu yaparak hayvanları görmek mümkün. Ancak biz günlerce Amazon nehrinde yolculuk yaptığımız için bu seçeneği eleyip yolculuğa devam etmeyi seçiyoruz.
Evet, gitme zamanımız geldi.
Iquitos havalaanında Lima uçağımızı bekliyoruz. Bakalım başkent Lima bizi nasıl
karşılayacak.
Yorumlar
Yorum Gönder