PUERTO MADRYN’E DOĞRU, NEREYE GİDERSEN GİT FUTBOL SENİNLE

Trevelin’den Puerto Madryn’e otobüs bileti almıştık. Bir saat geçmedi. Arkadaşımız aradı. Babası Esquel’den Puerto Madryn’e arabayla geçecekmiş. Hem sevindik hem de bileti nasıl iade edeceğimizi bilemedik. 9 saatlik otobüs yolculuğu 11.000 Arjantin Pesosu. İyi ki mavi borsa var. 660 TL’ye denk geliyor. Bileti geri almıyorlar. %60 ‘ını geri ödediler. Olsun, rahat rahat sohbetle güzel bir yolculuk yapacağız. Arabaya bindik. Yol boyunca Arjantin müziklerini öğrendik. Daha önceki müzik bilgimizle de birleştirince ortaya muazzam bir liste çıktı: La Vela Puerca, Los Redondos de Ricota, Papo, No Te Va Gustar, Indio Solari, Charly Garcia, Fito Paz, Soledad, Rodrigo, Los Palmeras, La Renga, Spinetta, Jorge Cafrune, Gustavo Principe, Mercedes Sosa, Liliana Herrero, Jose Larralde, Indios de Ahora. Not almaya devam edeceğizJ

Trelew’e geldiğimizde Los Altares’in dev kayaları bize kilometrelerce eşlik etti. Yüzyıllar Los Alteres’i daha bir güzel yapmış. Çok az insanın yaşadığı bu yerde yanından geçen koca tırları bile karınca gibi gösteren asırlık kayalar oldukça yaşlı. İnanmak zor olsa da 10. yüzyıldan beri buradalar. Los Altares hayatta mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Puerto Madryn’e doğru kalan yolculuğumuz daha çok çölde geçtiği için başka manzaralardan bahsetmek zor. Çölün bir tarafının ağaçlı diğer tarafının da kurak olmasının nedeni çölün ortasında bile doğayı bırakmayan su kaynağı. Buradaki hayvan çeşitlilği inanılmaz. Yolda gördüğümüz deve ailesinden bir lama cinsi guanacos, akordeon görünümlü armadillo, bildiğimiz tilki, ve buralarda sıkça bahsedilen puma bu doğal bitki örtüsünün zenginlikleri arasında.

ve Puerto Madryn’deyiz. Okyanusa kıyısı olan küçük bir şehir. Şehirde denize girmekten başka pek yapacak bir şey yok. Puerto Madryn, Puerto Piramides ve Peninsula Valdes’e olan yakınlığıyla biliniyor. Amacımız buradan 100 km uzaklıktaki Puerto Piramides’e gidip balinaları görmekti. Ne yazık ki mevsimini kaçırmışız. İki hafta daha önce gelseydik balinaları görmek için son ay olan kasımı kaçırmayacakmışız. Adada deniz aslanı, deniz fili, fok balıkları, katil balinalar, penguenler cümbür cemaatJ

Bir de Puerto Madryn’de doğal koruma alanı içinde olan Punta Loma’da deniz aslanlarını da görünce keyfimize diyecek yok.

Puerto Madryn’de Arjantin-Hırvatistan yarı final maçını izledik. Kutlamalar büyük  coşkuyla tüm gün sürdü. Şehrin her yerinde mavi beyaz Arjantin bayrakları dalgalanıyordu. Arjantin’i çok sevsek de bizi rahatsız eden şeyler olmadı değil. Arjantinlilerin çoğu kendileri dışında dünyaya gözlerini kapamış gibi. Dünyada neler oluyor herkes bir haber. Tabi bunda dünya kupası gündeminin etkisi büyük. Arjantin en son 36 yıl önce 1986'da dünya kupasını almış. 36 yıldır futbolu gönüllerinde ayrı bir yerde tutan Arjantinliler büyük bir bekleyiş içindeler. Maç ve mate dışında neredeyse hiçbir şey konuşmadığımız iki hafta geçirdik. Güzel anılarımız da olmadı değil ama genel olarak Arjantin’i tangosuyla, müziğiyle umduğumuz gibi bulamadık. Umarım Buenos Aires’te fikirlerimiz değişir.

Neyse yolculuk keyfimizi bozmayalım. Peninsula Valdes’ten sonra görülebilecek güzel bir sahili olan turkuaz sularıyla bilinen Las Grutas var.

Las Grutas’tan bir hızla Mar del Plata’ya çıkıyoruz. Mar Del Plata Buenos Aires eyaletinde yer alan bir şehir.

ve dünya kupası final maçını Mar del Plata’da izleyeceğiz. Sonuç ne olursa olsun bu tarihi ana şahitlik etmek bizim için büyük bir şans olacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar