KUALA LUMPUR MU PETRONAS MI?

 

        Pek çok insan Kuala Lumpur'u sadece Petronas ikiz kulelerinden ibaret sanıyor. Oysa bu büyük şehir gezginler için yemekten eğlenceye ve doğadan tarihi yerlere kadar farklı olanaklarla dolu. Hemen hemen her şey KL merkez dedikleri şehir merkezinde toplanmış. Batu Caves gibi olmazsa olmaz turist aktivitelerinden biri ise merkeze uzakta. Bunun dışında yürümeyi seviyorsanız çok zorluk çekeceğinizi sanmıyoruz. Kuala Lumpur kartı otobüs ve metro için kullanılabiliyor ve kartın kendisi 5 ringit. İçini doldurmanız gerek. Kartın özelliği her çıkışta size bir miktar para iadesi yapması.

       Kuala Lumpur'da turİstler için en büyük sorun ulaşım ağının kötü olması. Otobüs bekliyorsanız saatlerce gelmeyebilir. KL'lilerın tercihi LRT dedikleri yerin üstünden giden metro ağı. Hem hızlı hem de her an kullanabilirsiniz. Sorun metrodan çıktığınızda yürüme mesafelerinin çok uzun olması. Bunun için de KL'liler hep grap dedikleri taksileri kullanıyor. Ne yazık ki Malezya'da hemen hemen her bireyin arabası var. Araba fiyatları ve vergileri çok yüksek olmasına rağmen neredeyse kişi başına bir araba düşüyor ve trafik felaket.

        Kuala Lumpur deyince elbette ilk durağımız  Petronas ikiz kuleleri. Bu görkemli yüksek kulelerin bizim için pek bir cazibesi olduğu söylenemez. Öyle ya daha çok doğadan, tarihten, mimariden, geleneklerden etkilenen biz 452 metrelik devasa ikiz kulelerle tanışınca  neden Petronas'ın bu kadar ünlü olduğunu anlayamıyoruz. 2004'e kadar dünyanın en yüksek ikiz kuleleri olan Petronas'a gitmek için KLCC'de inip KLCC Park'a doğru yürümeniz lazım.


KLCC Park Kuala Lumpur'un nemli havasından bunalan şehir sakinleri ve gezginler için palmiyeler altında gölgelik alanlar sağlıyor.

Eğer gezerek gitmek isterseniz şehrin alışveriş tutkunlarına uygun fiyatlara olanak sağlayan Bukit Bintang bölgesinden geçiş yapabilirsiniz. Bukit Bintang'da  farklı ülkelerin farklı mutfaklarını tatmak mümkün. Pek çok Türk restoranını da bu bölgede bulacaksınız.

            Petronas turumuzdan sonra Masjid Jamek yani Jamek camisine giriyoruz. Malezya'da pantalon ve uzun kollu hafif bir tişört veya üstünüze alabileceğiniz bir gömlek tercih etmeniz hem Malezya'nın camiler ve Hindu tapınakları gibi ibadet yerlerini görmeniz için hem de Antartika'yı aratmayan metrolarında hasta olmamanız için gerekli olacaktır. Öyle ki Malezya da Singapur gibi toplu taşıma sistemlerinde yoğun bir soğuk hava dalgası estiriyor. Bir tek toplu taşıması değil alışveriş merkezlerinin soğuğuna da dikkat!


            Jamek Türkçe'de cami demek. Masjid Jamek'in İslamik mimarisinden etkilenmemek mümkün değil. Masjid Jamek'İn hemen ilerisinde bulunan Sultan Abdul Samed binasının mimarisiyle benzerlik gösteren Cami Abdul Samed Camisi olarak da biliniyor. 1909 yılında İngiliz mimar tarafından tasarlanan Cami Malezya'nın İngiliz kolonisi altında olduğu zamanlarda yapılmış. Abdul Samed Binası ise 19. yy sonlarında İngiliz hükümet ofis binası olarak kullanılmış. ingilizlerin Kuala Lumpur'da yaşadığı zamanlarda inşaa edilmiş bir kasaba büyüklüğündeki klise, restoranlar, dinlenme yerleri Abdul Samad binasının karşısında bambaşka bir Malezya başkenti görüntüsü oluşturuyor.


            Buradan yönümüzü Pasar Seni (gece pazarı), Central Market (merkez pazarı) ve China Town (Çin Mahallesi) ne yöneltiyoruz. Yolumuz Hayat Nehri boyunca ilerliyor. Merkez Pazarı'na geldiğimizde biraz hayal kırıklığına uğruyoruz. Kuala Lumpur Çin restoranları ve Çin dükkanlarında bulabileceğiniz her şey burada da var. Yine de pazar görülmesi gereken yerler listesinde. Gece Pazarı'ndan kolaylıkla yürüyebileceğiniz, 5dk yürüme mesafesinde, Petaling Caddesi üzerinde bulunan Çin Mahallesi farklı lezzetler ve Budist tapınaklarıyla süslü. Chan See Shu Yuen Budist Tapınağı ve Sri Maha Mariamman Hindu Tapınağı bu bölgede bulunuyor.

            Ertesi gün Nasi Kandar yemek için Little India (Küçük Hindistan)'a gidiyoruz. Hint marketleri oldukça ucuz. Ama bölgenin restoranlarının uygun olduğunu söyleyemeyeceğiz. Ana caddeden kurtulup ara sokaklardaki ucuz Hint restoranlarına giderseniz aynı yemekleri yarı fiyatına bulmak mümkün. Nasi Kandar Malay yemeği. Fakat Hint baharatları da eşlikçisi ve Hint yemeği olarak da geçiyor. Hindistan'da Tamil tüccarlar tarafından tanıtılmış ve Malezya'nın Penang bölgesinde ünlenmiş.Bol baharatlı ve acılı Nasi Kandar çok büyük bir tabakta geliyor. Pilav üstü körili tavuk, balık veya sebzelerle hazırlanan yemek bir güne yetecek kadar büyüktü.

Nasi Kandar'ın üzerine Malezya tatlılarından Çin pazarlarında da bulabileceğiniz pirinçten yapılan layer cake diye de tanıtılan Kuih Seri Muka ve erimiş hurma şekeri ile yapılan ve hindistan cevizi ile kaplanan Onde Onde yiyiyoruz. Onde Onde aslen Endonezyalı bir tatlı ve Endonezya'da ismi Klepon.

            Hindistan'a gelip de tapınak gezmemek olmaz değil mi? Sri Kandaswamy Kovil Tapınağına geçiyoruz. Tapınaklara giriş saatlerini gitmeden öğrenmenizi öneririz. Öyle ya bol yağışlı Malezya'da gezmek için dışarı çıkacağınız bir gün tapınaklar ziyarete kapalı olabiliyor ve yağmura yakalanıp sığınacak bir yer bulamazsanız vay hâlinize! Yağmurun altında saatlerce bekleyebilirsiniz. Thean Hou Tapınağı da bölgede mutlaka görmeniz gerekenler arasında.

        Eski Istana Negara Malezya Sarayı'nı dışarıdan gezerek ihtişama şahitlik ediyoruz. Eski Istana Negara Çinli bir işadamının sarayıymış. Japon istilasından kaçan iş adamı gidince saray

Malezya hükümetine kalmış. Bir de yeni Istana Negara'ya uğruyoruz. Yenisi eskisine nazaran çok daha büyük. Malezya'da 13 eyalet ve 9 eyalette 9 kral bulunuyor. Her 5 yılda bir bir kral

Malezya kralı oluyor.Malezya'da başkanlık sistemi yanında krallık İngiltere'deki gibi sembolik.

            Bir başka gün arkadaşımız bizi hükümet bölgesi olan Putrajaya'ya götürüyor. Putrajaya şehir merkezinden oldukça uzak. Putrajaya Sankritçe "Zaferin Oğlu veya Zaferin Çocuğu"

demekmiş. Putra Cami, Sağlık Bakanlığı, Malezya Finans Merkezi bu bölgede bulunuyor.

            En son güne bizim için en merak uyandırıcı yeri Batu Caves'i (Kaya Mağaralar) bırakıyoruz. Batu Caves'e gitmek için KL şehir merkezinden trene geçmeniz lazım. Yaklaşık 40 dk süren yolculuk için belli bir kalkış saati yok. Tren kimi zaman vaktinden sonra gelebiliyor ve bu harika mağaralar için uzun bekleyişlere hazır olmalısınız. Erken yola çıkmakta fayda var. Çünkü Kaya Mağaralar 17:00'da ziyarete kapanıyor. Ana mağaraya giriş ücretsiz. Diğer mağaraların ve tapınakların da ücretleri çok makul. Ortalama 5 Malezya ringitine (30 TL) diğer mağara ve tapınakları gezebilirsiniz. Batu Caves'e uzun pantalon ve yarım kollu ya da sırtınızı kapatacak bir tişörtle gelmenizi tavsiye ederiz. Aksi takdirde içeri girişte 10-15 ringite (60-90TL) şal almak zorundasınız. Ana mağaraya 272 basamak tırmanarak çıkıyorsunuz. Mağaraların 400 milyon yıl yaşında olduğu tahmin ediliyor. Mağara Hindu savaş tanrısı Murugan için inşaa edilmiş. Kaya Mağaralar'ın etrafında ve Murugan heykelinin üzerinde Malezya'nın en yaygın maymun türü olan Macaques'leri göreceğinizden eminiz.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar