MALEZYA YOLLARINDA BAHARAT KOKULARIYLA

Singapur'dan Malezya'ya geçiş öyle kolay ki, Singapurlu insanlar 20 dakikada kendilerini Johor Bahru isimli sınır şehrine atıp Malezya'nın zengin ve ucuz mutfağından yararlanabiliyorlar. Singapurluların MRT dedikleri ulaşım ağıyla Woodlands'e gidiyorsunuz ve sadece 1.90 Singapur Dolarına (38 TL) pasaport kontrolündesiniz. Hayatımızda gördüğümüz en hızlı pasaport kontrol sistemi. Her şey makineyle yapılıyor. 1 saniyede makineye pasaportunuzu okutuyorsunuz ve 1 saniyede kameraya poz veriyorsunuz. İşte Malezya'dasınız.

Johor Bahru'ya geldikten sonra hiç vakit kaybetmeden Malacca otobüsümüze biniyoruz ve otobüs beklerken ilk yaptığımız karnımızı doyurmak oluyor. Singapur'un pahalılığından sonra Malezya bize ilaç gibi geleceğe benziyor. 3.5 saat sonra cennette iniyoruz. Her yer yemek ve baharat kokuları.

            Malacca'da yaşayan Malaylar, Çinliler, Hintliler ve diğer etnik grupların yemeklerini her yerde bulabiliyorsunuz. Türk parasının 6 katı değerinde olmasına rağmen sokak yemekleri çok ucuz.

            Melaka diye de okunan Malacca küçük ve sevimli bir şehir. Şehirde yapabileceğiniz turistik gezi oldukça sınırlı. Ama eğer Malezya kültürünü merak ediyorsanız burası eşi bulunmaz bir durak. Çünkü Melaka yüzyıllar boyunca önemli ticaret yollarının başlangıcı olmuş. 1. yüzyılda buraya gelen Çinli ve Hintli tüccarlar peşlerinde getirdikleri yemek kültürlerini ve inançlarını da Melaka'da bırakmış.

Eskiden Çin ve Malezya'lı bir çiftin evliliğinden doğan Baba Nyonya'lar şimdi yerini sadece fotoğraf çektirmek için kiralanan Baba Nyonya kıyafetleri ve geçmişi hatırlatan restorant ve otel isimleriyle sınırlanmış. Bu değişimin en büyük nedeni nüfusu yüzde 63 ü bulan Malayların 2.yoğun nüfus olan Çinlileri domine etmek istemeleri. Yüzyıllar önce kardeşçe yaşayan iki millet şimdi evlenmek için belirli şartlara ihtiyaç duyuyor. Çinli ve Malay bir çift evlenmek isterse Çinli kişi Müslüman olmayı kabul etmeli. Yine de bir zamanlar inşaa edilmiş Çin'in Budist tapınakları, Hintlilerin Hindu tapınağı ve Malayların camisi bir arada bir sokakta bulunuyor. Cheng Hong Teng Çin Tapınağı Malezya'nın en eski tapınağı ve 17. yy da Çinli bir kaptan tarafından inşaa edilmiş. Harmony Street'te (Uyum Caddesi) yer alan üç ibadet yerinden bir diğeri Kampong Kling Camisi. Hindu tapınağı Sri Poyatha Moorthi ise caddenin diğer bir köşesinde yer alıyor. Caddenin adından da anlaşıldığı gibi burada üç farklı din üç farklı ırk yüzyıllar boyu uyum içinde yaşamış.

            Melaka'da ilginç bulduğumuz bir diğer konu ise mimari. Malay camileri Çin mimarisi etkisinden etkilenerek altıgen şeklinde pagonal. Melaka'nın insan eliyle yapılan Malacca Adası'nda Melaka Boğazları Camisi yer alıyor. Bu bölge özellikle Çin için çok önemli bir konuma sahip. Hint Okyanusu'ndan taşınan ticaret malları (durian meyvesi) ve petrol buradan transit gemilerle geçiyor.

            Durian meyvesi Singapur'da olduğu gibi Çin ve Malezya'da da insanların gözdesi. Hatta Malaylar Durian yemek için kıyafetlerimi  bile satarım derlermiş. Durian çiftliğine bir gün ayırıp dalından koparılmış Durian yiyiyoruz. Şanslıyız ki Çinli arkadaşlarımızın köyü meyve bahçelerinin içinde. Bir tek durianı değil çeşitli Malay meyvelerini deniyoruz. Durianı seven çok seviyor sevmeyen de hiç sevmiyormuş.

Biz beğendik. Ama duriana benzer bir şekli olan Brezilya'dan bildiğimiz Jack meyvesini daha çok beğendik. Durian yoğun kokulu, kremamsı bir meyve. Çekirdeklerini haşlayıp tüketenler fakir insanlar diye düşünülüyor. Biz meraktan çekirdekleri haşlıyoruz ve kestane gibi bir tat alıyoruz. Durian hakkında ilginç bilgiler edindik. Durian yedikten sonra ve durian yerken alkol almak zehirlenmelere yol açabiliyormuş. Meyve ilginç bir şekilde midenizde fermante oluyor. Durianı kesmeyi deneyen Gökhan'a küçük balta gibi çok keskin bir bıçak veriyorlar. Dış kabuğu çok sert. Durian çiftliklerinde çalışan işçiler durian toplamak için sert kasklar takıyormuş. Öyle ya bu kabuk başınıza düştüğünde ciddi yaralanmalara yol açabilir.

            Akşam Melaka şehir merkezinde gezmek pek keyifli. Melaka Nehri şehrin içinden geçiyor ve merkezde iki yanda sıralanmış kafeler turistler için.

Biz daha çok geleneksel yerlerden hoşlanıyoruz. Bu nehrin kenarlarındaki evler bir zamanlar Malaylar ve Çinliler için yerli evleriyle doluymuş. Şimdi ise turistik kafeler ve restoranlar var.

            Güzel Melaka'yı sırasıyla Portekizler, Hollandalılar ve sonra da İngilizler sömürge altına almış. Hatta zamanında Hollandalılar ev cephelerini birazcık genişletmek isteyen Malaylardan ağır vergiler almışlar. Şehir merkezinde Melaka köprüsü üzerinde herkes fotoğraf çektiriyor. Hemen arkadasında Hollanda tarzı binalar ve buraya hiç yakışmayan küçük bir Hollanda değirmeni var. Hollanda yapıları içinde eski bir İngiliz çeşmesi de Kraliçe için yerini almış.

            Portekizliler Güney Amerika'da olduğu gibi Melaka'yı da erken keşfetmişler. Burada Portekizlilere özgü küçük bir Portekiz köyünden başka bir şey kalmamış. Bir balıkçı köyü olan miras alanındaki Portekiz köyüne gidiyoruz. İsa heykeli köyün girişinde ve deniz kenarında masalarla balık yiyebileceğiniz restoranlar var.


            Malay mutfağının Melaka'da en çok rağbet göreni Chicken Rice Ball (Tavuk Pilav Topları). Malay mutfağının baharatları ve Çin mutfağının tatlı soslarıyla farklı bir tat bulmuş. Burada her yemek soslu ve baharatlı! Biz probiyotiklerimizi seyahata çıkmadan yanımıza aldık. Ama şimdiye kadar bir mide sorunu yaşamadık. Belki de Tayland mutfağının kendine özgü baharatları bizi yorabilirmiş. Probiyotiğe orada ihtiyacımız olabilir:) Çünkü Malezya'da her türlü mutfağı bulabiliyorsunuz. Hatta bazı yerlerde Portekizli azınlıklar için hamburgerler satılıyor.

            Melaka'nın beyaz kahvesi araştırmalarımıza göre sadece Melaka'ya özgü. Hurma yağı margariniyle kavrulan Melaka kahvesi yoğunlaştırılmış süt ile karıştırılıyor. Ortaya enfes bir tat çıkmış. Burada Singapur'da olduğu gibi bol bol beyaz çay içiyorlar. "Teh Tarik" denilen Malay çayı. Çay siyah ama süt ile karışınca beyaz ve tadı Singapur'dakinden çok farklı. Çayı özel yapan çayın çekilerek hazırlanması.  Çay bir kaptan bir kaba hızlı hızlı dökülerek hazırlanıyor.

Kim daha hızlı dökerse, çekmek deniyor, onun çayı daha çok rağbet görüyor. Hatta Melaka'da bunun için yarışlar düzenleniyor.

            Melaka'yı, Malacca'yı dolu dolu yaşadığımıza inanıyoruz. Kuala Lumpur'dan otobüsle sadece iki saat uzaklıkta bulunan bu küçük şehir listemizde Malezya'da ziyaret edilmesi gereken yerler arasına giriyor.

            Yarın yolculuk var. Dillerden düşmeyen Kuala Lumpur'a gidiyoruzzzz.

              

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar