YENİ ROTAMIZIN İLK DURAĞI YASAKLAR ŞEHRİ SİNGAPUR

 

   Singapur'u tercih etmemizin özel bir sebebi yok. Ucuz uçuş bulmamız en büyük sebep. Rotamızı Japonya üzerinden gerçekleştirmek istiyorduk. Ama büyük bir ülke olan Çin'i geçmemiz gerektiği iççin ve Çin vize sorunu yüzünden şansımıza Singapur çıktı. Singapur'a gelmeden önce yasaklar ülkesi olmasıyla ünlü bir şehir devlet bizi biraz korkutmadı diyemeyiz. Uçuşumuz Mumbai aktarmalı olduğu için Mumbai'de güvenlik kontrolünden geçtik. Kontrolde çakmak gibi yanıcı maddeleri, lityum pillerle çalışan baterileri aldıkları oldu. Biz kameralarımızla ucuz atlattık diyerek 7 saat Mumbai havaalanında bekledikten sonra Singapur'a geçtik. Hindistan üzerinden aktarma yapacak gezginlerin unutmaması gereken önemli bir nokta Hindistan'ın vize istiyor oluşu. Eğer havaalanında 24 saatten az bekliyorsanız ve tekrar bagaj alımı yapmayıp tek check in ile ülkenizden çıkıyorsanız bir sorun yok.


   Singapur'da tekrar güvenlik kontrolünden geçmemize gerek kalmadan rahatça kontrol noktasına geldik. Hızla bir form doldurduk. Formu "ica.gov.sg" adresinde bulabilirsiniz. Formun adı SG Arrival Card (Singapur Varış Kartı). Size pasaport bilgileriniz, kimlik bilgileriniz, nerede ve kaç gün kalacağınız gibi bilgiler soruyor. Formu doldurduktan sonra ilk işimiz Singapur'un ünlü Changi Havaalanını gezmek oldu.

   Singapur deyince akla ilk gelenlerden mükemmel havaalanı tasarımı ve havaalanındaki 40 m lik şelale oluyor. Biz de Singapur'a gelen herkes gibi şelalenin yolunu tuttuk. Akşam saat 20:30 sularında havaalanına indiğimiz için şelaleyi renk değiştiren ışıklar altında gördük.

Güney Amerika turumuzda olduğu gibi burası da Marvel karakterleriyle ilgi çekici hâle getirilmeye çalışılmış. Bizim için Marvel'den çok etraftaki bitki çeşitliliği göz kamaştırıcıydı. Changi Havaalanı farklı terminallerinde Kaktüs Bahçesi, Orkide Bahçesi, Japon Balık Havuzu, Kelebek Bahçesi, Ayçiçeği Bahçesi gibi yolculara sıkılmadan havaalanında zaman geçirebilecekleri pek çok aktivite olanağı sunuyor.

   Changi Havaalanı maceramız bittikten sonra couchsurfingden arkadaşımızın evine doğru yola çıktık. Metroya MRT diyen Singapurluların hepsinin İngilizce biliyor olması bizi şaşırttı. Terminal 3 ten bindiğimiz MRT ile jetlag yaşayan bedenlerimizi uzun bir uykuya yatırdık.

   Singapur'da AVM ve toplu taşıma gibi kapalı alanların buz gibi havası sizi şaşırtmasın. Açık havaya çıkınca nemden nefes alamayacak duruma gelebilirsiniz. Bir de sigara içenler dikkat! Burada sigara içilen alanları bulmanız ve ona göre davranmanız gerekiyor. Yoksa cezası 500 USD.


   İlk günümüzde bilgisayar almak için elektronik eşyaların satıldığı Sim Lim Meydanı'na gittik. Singapur'da elektronik eşyalar vergiden muaf olması veya çok az vergi alınması nedeniyle oldukça ucuz. Ama 1 Singapur Doları 20.12 TL olunca bizim için çok da ucuz olmadı.

    Singapurluların yemek alışkanlıklarını keşfetmek için biraz sokaklarda gezindik. Singapur'da yaşayan halkın %75 ini Çinliler oluşturmasına rağmen Asya mutfağının tüm lezzetlerini bulmak mümkün.

            Şehir merkezine yürümek isteyince insanlara yol sorduk. İlginçtir sorduğumuz herkes bize metro veya otobüsle ulaşımı gösterdiler. Singapurlular yürümek konusunda biraz tembel diye düşündük. Sonradan öğrendiğimize göre, bulunduğumuz yerden şehir merkezi yürüyerek sadece 15 dakikaymış. Bilmeden Singapur'un 58. yaş gününe katılmış olduk. Singapur ulusal günü 5 Ağustos 2023'te biz de oradaydık.

            Kutlamada çok kalmadık ve asıl merak ettiğimiz bölgeye, Marina Bay Sands, Singapur Flyer gibi şehir ışıklarının bol olduğu, gökdelenlerin yükseldiği Singapur'u gezdik. Bize fazla gösterişli geldi. Ama akşam saatlerinde şehir ışıklarını izlemek çok hoş. Marina Bay Sands içinde hem otel, kumarhane, otel, yüzme havuzu, restaurant gibi birçok kompleksi bir arada barındırıyor. Singapur Flyer da Londra'nın ünlü dönme dolabı kadar büyük bir dönme dolap.


            Singapur'un gerçek yüzlerini tanımak için bir gün içinde Hint Mahallesi, Arap sokağı, Çin Mahallesi'ni ziyaret edebileceğimiz bir gün düzenledik. Sabah ilk işimiz Hint Mahallesi'nde bir kahvaltı yapmak oldu. Bol baharatlı kahvaltımızın yanında masala çayı istedik. Önceki gün denediğimiz Singapur çayı, "teh" ile masala arasında benzerlikler olsa da masalanın yoğun baharatları ve aroması bize göre hint mutfağını daha lezzetli kılan özelliklerden. Teh ise siyah çay, normal süt, yoğunlaştırılmış süt ile hazırlanan bir karışım. Hint Mahallesi'nin bizi cezbeden tapınakları haydi bir de Hindistan'a gidelim dedirtti.  Mustafa Center ise Küçük Hindistan denilen Hint mahallesinde uygun fiyata ürünler bulabileceğiniz birkaç katlı büyük bir mağaza. Kıyafetten yiyeceğe aradığınız her şey burada. Hele bir de siz de bizim gibi Singapur fiyatlarından şikayetçiyseniz Mustafa Center'a uğramadan gitmeyin deriz.


            Arap Sokağı Hint Mahallesi'nden 15 dk kadar yürüme mesafesi uzakta. Arap Sokağı'nda tüm Arap mutfağından lezzetlere rastlayabileceğiniz gibi çok sayıda Türk restoranı olması da bizi şaşırttı. Arap Sokağı'ndan çok Türk Sokağı gibi geldiğini de belirtmeli. Öyle ki yan yana sıralanmış Türk restoranlarını görünce sizinle aynı fikirde olabiliriz. Sultan Cami buranın göz bebeği. Camiyi selamlayıp Çin Mahallesi'ne doğru 40 dk kadar yürüdük. Güneş altında pek tavsiye etmiyoruz. MRT denilen hem yerin altı hem üstünden giden ulaşım şeklini tercih etmenizi öneririz. Öyle ya Singapur'da yaşayanların %75 i Çinli. Çin Mahallesi bizi çok şaşırtmasa da burada da Çin Tapınağı ve Hint Tapınağı görebilirsiniz.


            Singapur'da bir haftanın sonuna geldik. Son günümüzde Gardens By The Bay'de farklı alanlarda bulunan insan eliyle oluşturulmuş bahçeleri geziyoruz. Singapur fotoğraflarında sıklıkla karşınıza çıkan OCBC Skyway bizi büyülüyor. Ama dediğimiz gibi burası Singapur. Yapay bir şehir. Singapur'un bir zamanlar bağlı olduğu ülkeye, Malezya'ya geçme zamanı geldi.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar