DOĞANIN
İÇİNDEN KAMPOT
Kampot’ta
trenden iner inmez PassApp uygulamasını kullanıyoruz ve nehir kenarında bulunan
hostelimize gidiyoruz. Kalacağımız yeri doğanın içinde olsun, dağlara, şelaleye
yakın olsun diye seçmiştik ama ulaşım bakımından en iyi tercihin yürümek olduğu
engebeli bir arazideymişiz. Kaldığımız yerin adı Kampot Camping. İlk iki gün
10’ar km gidiş ve 10 km dönüşten toplam 20 km yol yürüyoruz. İlk gün Omal
şelalesine giriyoruz. Su buz gibi ve Kamboçya sıcağında tam da aradığımız şey.
Yalnız buraya tırmanmak biraz zorlayabiliyor. Dağların içinden muz
tarlalarından geçiyorsunuz. İkinci gün Kampot nehri ve Kamchay Barajı 3.gün pestilimiz
çıkmış nehirin tadını çıkarıyoruz.
Şehir merkezine çok uzak bulduğumuz kamp alanından Kampot pazarının hemen yanında bulunan bir hostele geçiyoruz.
Düşüncemiz
burada 3 gün kalmaktı. Ama Kampot’ta sonunda toplam 2 hafta kalıyoruz.
Dinlenmek için güzel bir mola.
Kampot'ta buluşma noktası belirlemek isterseniz Kampot'un simgesi olan ve durian tarlalarından geçmişte hatırı sayılır bir ün kazanan Kampot'un durian kavşağında buluşabilirsiniz.
Sadece
5 USD’ye motor kiralayıp 3 USD’ye de depoyu doldurtuyorsunuz. Yolculuk Bokor
Dağı’na. Kampot merkezden motor ile 1 saat uzaklıkta Bokor tepesine
çıkabiliyorsunuz. Bokor Dağı tertemiz havasıyla bir gününüzü geçirebileceğiniz
bir yer. Ama Kamboçya sıcağında bile üşüten, hiç dinmeyen rüzgarıyla motorumuz
devriliyor. Bokor’a tırmanırken bir tepede büyükanne Mao’yu göreceksiniz. Budist
tanrıçanın heykeli uzak tepelerden fark edilecek kadar büyük. Bokor İstasyonu’na
çıktığımızda, en tepede insanların düşe kalka yürüdüğünü görüyoruz. Bokor
İstasyonu 1920’de Fransız askerler için inşaa edilmiş hayalet bir otelden
ibaret. Tepeden manzara deniz ve dağ birlikteliği sunuyor. Otelin inşaasında 3
yılda 900 çalışan ölmüş. Rüzgar göz açtırmıyor. Önüne gelen ne varsa deviriyor.
Aralık ayının sonlarındayız. Kamboçya için kış mevsimi olmasına rağmen hava 30
derece ve üstü. Bokor ise her mevsimde soğuğuna ve rüzgarına dikkat etmeniz
gereken bir destinasyon. Kamboçya’nın temiz suyu, özellikle Kampot bölgesinde
Bokor Dağı’nın kaynaklarından şişeleniyor. Yine aynı rotada olan, dağın başka
bir bölgesinde Popokvil şelalesine gitmenizi öneririz. Maalesef Aralık ayında
şelale kuruydu ve incecik bir su akıyordu. Sizden girişte 0.5 USD bilet parası
alacaklar ve içerideki restorandan küçük bir Bokor şişe su verecekler.
Bokor
Ulusal Parkı’na girişle başlayan Bokor Dağı maceramız için
söyleyebileceklerimiz: Mutlaka üzerinize kalın bir şeyler alın. Yanınıza
yiyecek ve su almayı unutmayın. Uzun süre yollarda maymunların yediği artıklar
dışında bir şey bulamayabilirsiniz.
Bir
başka gün Kampot’tan yine motor kiralayıp Kampot merkezden motor ile yarım saat
uzaklıkta olan Kampot karabiber tarlalarını görmeye gidiyoruz. Ama karabiber
tarlaları Kep beldesine yakın ve yol çalışması
var. Yol çok bozuk. Motor ile gitmenizi tavsiye etmeyiz. Kuma saplanıyorsunuz.
Kumdan çıkamayabilirsiniz. Tuktuk kiralamanızı önereceğiz veya Kep’te
kalacaklar için Kep sahilden yürüme mesafesinde bulunan tarlalar görülebilir.
Kampot’un karabiberi salkım salkım ve her renk var. Dünya geneli için önemli
bir yeri olan Kampot karabiberini yerinde görmek bizi mutlu ediyor. Tarlalara
tur ücretsiz.
Buradan
tuz göllerine de tur düzenleyebilirsiniz. Biz Güney Amerika turumuzda
gittiğimiz Dünya’Nın en büyük tuz gölü Uyuni Tuz Gölü’nden sonra tercih
etmiyoruz.
Diğer
günlerimizde Kampot’u Kampot’ta yaşayanlar gibi değerlendiriyoruz. Kampot gece
pazarı ve nehir kenarında yürüyüşler, nehir kenarındaki kafelerde sohbetler
yapıyoruz. Kampot gece hayatı da oldukça yoğun. İnternete ne istediğiniz
yazdığınızda kolaylıkla her şeyi bulabilirsiniz. Yabancıların açtığı kafe,
restaurant ve barlar size İtalyan yemeklerinden Kore mutfağına geniş bir yelpaze
sunuyor. Kokteyl barlar, farklı ülkelerin kahvelerini sunan lüks kafeler ve
Türk yemeklerini de bulabileceğiniz bir yer burası. Mekanlarda kahve fiyatları
1 USD’den, alkol 0.5 USD’den, yemekler de 3 USD’den başlıyor. Alkol ve içecek
fiyatları sokak satıcılarından aldığınızda da değişmiyor. Ama yemek sokaktan
aldığınızda biraz ucuzluyor. Her ne kadar sokak yemeklerini ve farklı tatları denemeyi
sevsek de Kamboçya deneyimimiz bize sokakta her şeyi yemememiz gerektiğini
öğütledi.
Kampot’u
dolu dolu yaşadığımıza inanıyoruz. Kep’e geçip plajlarında serinleyebilirz.
Yorumlar
Yorum Gönder