İMPARATORLUK ŞEHRİ HUE

Gezgin bir çift olarak biz Vietnam’ı çok sevdik. Ama ne yazık ki geçmişte buraya gelen Türkler pek iyi bir ün bırakmamışlar. Bu yüzden Vietnam Türkleri kara listeye almış. Biz Vietnam’a giriş yapmadan sadece 1 ay önce değişmiş olan prosedür hakkında ne kadar araştırsak da pek bir bilgi alamadık. Bu yüzden Vietnam’da da bundan önce girdiğimiz -Tayland, Kamboçya gibi aylık vize veren- Güneydoğu Asya ülkelerindeki gibi bir uygulama olabilir diye düşündük ve bir aylık e-vizeye başvurduk. Vize ücreti 25 USD idi. Sadece kredi kartıyla ödeyebilirsiniz. Diğer yandan Türkler için vize prosedürü yeni değiştiğinden ve artık Vietnam vizesi Türkleri eskisi kadar zorlamadığından 25 USD’ye üç aylık e-vizeye başvurabiliyormuşsunuz.

Neyse olan oldu. Ne yazık ki bir aylık Vietnam vizemizin sonuna geldik. “Overstay” olmamak yani verilen vize süresinden fazla kalıp cezai işlem ödememek, için komşu ülke Laos’a geçmeye karar verdik. Laos’ta bir ay kaldıktan sonra Vietnam’a geri döneceğiz. Bu yüzden Hue’den Lao Bao sınırı üzerinden otobüsle Laos’a geçeceğiz.

Şimdi Hue yolculuğumuza devam edelim. Hue’ye vardığımızdan beri tek derdimiz yağmurlu ve soğuk hava şartları oldu. Kuzeye çıktıkça havanın soğuyacağını söylemişlerdi ama bu kadarını beklemiyorduk. Gökhan yağmurda motor sürerken ağır grip oldu ve Vietnam’daki son günlerimiz biraz zor geçti. Bunun dışında Hue sakin ve küçük bir şehir.


Hue antik bir şehir olarak MS. 4 yy a kadar uzanan önemli bir geçmişe sahip. İlk durağımız Hue Edebi Eserler Tapınağı (Van Thanh) oluyor. Bu tapınak Konfuçyüs’e adanmış. Bu tarz eser tapınakları Çin, Vietnam, Kore ve Japonya gibi pek çok Asya ülkesinde yaygın olarak bulunuyor. Tapınak Vietnam’ın feodal sistem zamanında eğitim sisteminin nasıl olduğu hakkında sizi bilgilendirecek. Nguyen İmparatorluğu zamanında başkent olan Hue’de eğitimin önemini bizlere gösteren tapınakta 3 kapı bulunuyor. 3 ünün de farklı anlamlar taşıdığı kapılara farklı birer boyut olarak bakılabilir. İlk kapıda yazan “Dünyanın ilkeleri” sizi düşündürecek.

               İkinci durağımız sadece 1 km uzaklıktaki Linh Mu Pagoda’sı. Parfüm Nehri (Huong River) boyunca gezebileceğiniz Van Thanh ve Pagoda size Hue’nin impartorluk tarihi hakkında bilgi verecek. Şehrin sembolü olarak kabul edilen pagoda yedi katlı. Bu pagodanın hikâyesi ise oldukça ilgi çekici. Nguyen Hanedanlığı zamanında bu eyaletin valisi, şu andaki Thin Mu Pagodası’nın bulunduğu yerden geçerken yerel efsaneyi duyunca buraya tapınağı yaptırdı. Efsaneye göre, bugün pagodanın bulunduğu tepede bir yaşlı kadın belirdi ve yerel halka bir Lordun gelip ülkenin refahı için Budist pagodası inşaa edeceğini söyledi. Bu yüzden pagodanın anlamı “Göksel Kadın”, “Cennet Perisi Kadını” anlamlarına da gelmekte. 
 

Hemen belirtelim: Van Thanh Tapınağı ve Linh Mu Pagoda’yı gezmek ücretsiz.  

Pagodanın ardından bir zamanlar güzel kokular yayan Parfüm Nehri etrafında bir tur atıyoruz. Nehir yaklaşık 80 km uzunluğundadır. Adını sonbaharda bahçelerden nehre düşen çiçeklerden alır. Ne yazık ki Parfüm Nehri artık parfüm kokmuyor. Bir zamanlar imparatorluk bahçelerinden yükselen çiçek kokuları eskisi gibi değil. Hue hüçük bir şehir de olsa arabalar, motorlar ve kaçınılmaz doğa katliamı burada da yapacağını yapmış. Parfüm Nehri’nin kokularını almış götürmüş.

Kaçırılmaması gereken bir başka tarihi şehir kalıntısını, imparatorluk ailesini barındıran sarayı ziyarete gidiyoruz. İmparatorluk şehri kapılarını motorla bir bir geçiyoruz. Büyük saray iç içe geçmiş tapınaklar, mahkemeler, bahçeler ve pavyonları kapsıyor.

Son olarak Hue yerel yemeklerinin tadına bakabileceğiniz Dong Ba Market’i geziyoruz. Bu Pazar yerel halk için değerli bir ticaret merkezi. Hediyelik eşyaları da rahatlıkla bulabileceğiniz Güneydoğu Asya’nın olmazsa olmaz pazarlarından biri Dong Ba.

Vietnam’a şimdilik veda etmek zorundayız. Bir ay sonra geri geleceğiz. Şimdi Laos maceramız başlasın!  

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar