RÜYA
GİBİ HOİ AN
Hoi
An şehre adım attığımız ilk andan itibaren bizi rüya gibi karşılıyor. Şehir
15.yy dan 19.yy a kadar ticaretin sürdürüldüğü bir bölge. Bu küçük ticaret
limanı eski zamanlardan bu yana çok iyi korunmuş.
16.
ve 17.yy lardan kalma kapalı Japon köprüsü, Çin tapınakları, Fransız
binalarıyla karma bir mimari sizi karşılıyor. Hoi An “barışçıl buluşma yeri”
anlamını taşıyor. Gerçekten de bu turistik şehirde çok kalabalık olmasına
rağmen huzuru hissetmemek mümkün değil. Şehrin tarihi 7.yy daki Cham halkının
baharat ticaretinden gelen zenginliğine kadar uzanıyor.
Bu
antik şehirde geçmişin izleri bugün de sokaklarda geziyor. Hoi An’ın
istediğiniz elbiseyi diken yetenekli terzileri için bir kumaş rengi seçmeniz
yeterli! Size çok uygun fiyatlara emek emek harika kıyafetler dikiyorlar.
Hoi
An Güneydoğu Asya’da Phuket’ten sonra ikinci turistik yer. Kalabalık, sabah
saatlerinden gece olup da yataklara çekilene kadar gitmiyor. Öyle ya, bu şehrin
geceleri bir ayrı güzel! Hoi An’ın rengârenk fenerleri ve Thu Bon Nehri’nde
yapacağınız kısa bir tekne turu sizi bambaşka diyarlara götürecek! Biz nehir
kenarında kaldığımız için Thu Bon’da tekne turu yapmak yerine bisiklet
kiralayıp Cam Thanh Hindistan Cevizi Köyü’nde basket teknelerle nehri gezmeyi
tercih ediyoruz. Tur kişi başı sadece 3 USD! 45 dk. süren tekne turunun bir de
eğlencesi var. Basket tekneleri döndüren Vietnamlı kürekçiler başınız fena
hâlde dönene kadar sizi bırakmayacak! Küçük bir bahşiş verip teşekkür
edebilirsiniz.
Sadece
1 USD’ye kiraladığımız bisikletlerle Hoi An turumuza devam ediyoruz. Pirinç
tarlaları, 16.yy dan beri duruşunu koruyan nesillerden nesillere geçen zanaatın
adresi Kim Bong marangoz köyü, 400 yıldır uzun bir zamandır yaşayan Thanh Ha
çömlekçiler köyü, Tra Que sebze köyünü geziyoruz.
Ertesi
gün yine bisikletlerle An Bang ve Cua Dai sahillerine gidiyoruz. Burada yüzmesi
pek keyif vermiyor. Hoi An sahillerinden çok bir beklentiniz olmasın deriz.
Hoi
An şehir tarihi şehir merkezini adımlıyoruz. Çin tapınakları çok sayıda ve hemen
hemen her sokakta var. Bizim en sevdiğimiz tapınak Ba Mu tapınağı. Avluya
girmek ücretsiz. Bunun dışında maalesef çoğu tapınak ziyaretçi ücreti alıyor.
Turistik
şehirleri sevmememize rağmen bu küçük şehirden bir türlü kopamıyoruz. Ama ayrılık
vakti geldi. Sıradaki durak bir doğa harikası Da Nang. Bir buçuk saat süren
minivan yolculuğumuzla Da Nang’a vardık bile.
Yorumlar
Yorum Gönder