BAŞKENTLERİN GÜZELİ: HANOİ
Hanoi’yi ilk bakışta kalabalık ve gürültülü bulduk. Hatta bu durum bize biraz Bangkok’u hatırlattı. Hatta Hanoi’de nefes almakta güçlük çekmemiz nedensiz değilmiş. Araştırmalarımıza göre, dünyanın 7. havası en kirli şehrindeyiz. Bu dezavantajları dışında başkent yaşanacak bir yer olabilir. Bizim için hava kirliliği burayı yaşanmayacak bir yer yapıyor.
İlk günümüzü eski mahalle denilen Old Quarter'ı keşfetmeye ayırıyoruz. Hanoi’de iki haftaya yakın kaldıktan sonra anlıyoruz ki, eski mahalle bir günlük bir yer değil. Burası tarihi evleri ve sokak yaşantısından manzaralarıyla birkaç gününüzü seve seve geçirebileceğiniz bir yer. Sokak yemeklerini tatmak ve tapınakları gezmekle geçirdiğimiz günümüz yumurta kahvesi deneyerek son buluyor. Ngoc Son, Bach Ma, Quan De, Ba Da, Hang Bac, Ly Trieu Quoc Su, Chuan Quan Su gibi pek çok tapınağın bulunduğu eski mahalle Hanoi festivallerini yakalayabildiğinizde görsel bir şölen sunuyor. Eğer şanslıysanız festival zamanlarında, ay takvimini takip edebilirsiniz, tapınakların önünde ve içinde çalan müzisyenleri, yapılan danslar ve görsel şovları izleyebilirsiniz.
Turistlerin
uğrak noktası Ngoc Son tapınağı eski mahalle tapınaklarının en gözdesi. Bu
tapınak Hoan Kiem gölü içinde yer alıyor. 13.yy Moğol istilası zamanından kalma
tapınağa giriş ücreti 30.000 VND. Chua Quan Su 15. Yy da inşaa edilen ve en
turistik olan tapınaklardan bir diğeri. Geniş bir avlusu olan tapınağa giriş
ücretsiz.
Sokak
yemekleri turumuzda en çok karşılaştığımız pirinç lapası ve yapışkan pirinçli
dondurmayı denemeden başkentten ayrılmayın deriz. Hanoi’de hemen hemen her
kafede görebileceğiniz yumurta kahvesi ise Vietnam’da denediğimiz en ilginç
içecek oldu. Vietnam Savaşı sırasında süt yokluğu yüzünden keşfedilen yumurta
kahvesi, çiğ yumurta sarısının mikserle uzun süre köpürtülmesi ile
hazırlanıyor. Yumurta ve kahve karışımını duyduğunuzda bunu kesinlikle içmem
diyebileceğiniz bir ikili olabilir. Ama tadı gerçekten lezzetli ve doyurucu. Yoğun
bir kahve olan yumurta kahvesi daha çok kaşıkla tüketebileceğiniz kıvamda.
Kahve
molamızdan sonra şehir manzarasının baş tacı Hoan Kiem gölünün etrafında
yürüyoruz. Hoan Kiem gölü Kaplumbağa Kulesi’ne ev sahipliği yapıyor.
Hoan
Kiem gölüne bakan Thang Long Su Kuklası için şöyle bir bakınıp uzun turist
kuyruğunu görünce vazgeçiyoruz. Tiyatro kişi başı sadece 4 USD. Su Kuklası
Vietnam halk masallarını anlatırken Vietnam’ın
pirinç yetiştirme uygarlığı örneği bir gösteri.
Ho
Chi Minh Mozalesi ve Edebiyat Tapınağı meraklıları için gezilecekler
listesinde. Biz antik şehir Hue’de benzer bir Edebiyat Tapınağı’nı gezdiğimiz
ve Ho Chi Minh şehrinde bir hafta bulunduğumuz için Ho Chi Mimh mozalesini de
es geçiyoruz.
Sıradaki
durak Dong Xuan Market. Market çok büyük olduğu için ertesi güne bıraktık. Öğlene
kadar dinlenip öğle vakitleri markete gidiyoruz. Güneydoğu Asya’nın açık ve
kalabalık pazarlarının uğramadığı şehir yok gibi. Başkent Hanoi’de de bu büyük
açık Pazar size aradığınız her şeyi sunuyor. Meyve, sebze yanı sıra hediyelik
eşya, yiyecek, içecek, ve kıyafet, bavullar, çantalar,..
Hanoi’de
kalan zamanımızı daha sakin geçirmeye karar verdik. Van Phuc ipek köyüne doğru
yola çıkıyoruz. Evinde kaldığımız arkadaşlarımızdan biri bu köye yürüme mesafesinde
yaşıyor. Ha Dong Bölgesi’nde kalıyor oluşumuzu değerlendirerek evden on dakika
yürüme mesafesinde köye ulaşıyoruz. Bu bin yıllık geleneksel zanaat köyünün
güzelliği olduğu gibi korunmuş. Kuyular, tapınaklar, avlular antik köyü cazip
hâle getiriyor. Ayrıca ipek kumaşların 4 USD den başlayan uygun fiyatları
sizleri şaşırtacak.
Bat
Trang çömlekçilik köyü şehrin kalabalığından kaçıp sakin bir gün
geçirebilirsiniz. Kızıl Nehir kıyısında bulunan Bat Trang 14.yy gibi erken bir
dönemde kurulmuş. Kızıl Nehir Çin’den başlayıp Vietnam’da dökülen bir akarsu.
Tarih boyunca yaşayan Asya uygarlıklarının gelişimini etkilemiş. Kızıl Nehir
etrafına kurulan uygarlıklar pirinç tarımı ile uğraşmışlar.
Hanoi’nin
en tuhaf konusu ise köpek eti olacaktır. Vietnamlılar köpek etini M.Ö’ye kadar
uzanan tarihi ve hâlen şehir merkezinden uzak bölgelerde görülen vahşet
tüylerimizi ürpertiyor.
Başkentte
yeterince kaldığımızı düşünüyoruz. Oksijen almaya ihtiyacımız var. Vietnam’ın
akciğerlerine doğru yola çıkacağız. Sapa’da görüşmek üzere!
Yorumlar
Yorum Gönder