SAPA
YOLLARI ve VİETNAM’IN GÖÇEBE KAVİMLERİ: SİYAH HMONGLAR
Hanoi’den
Sapa’ya bir gece vakti, saat 3 civarı varıyoruz. Yataklı otobüslere bilet
alırken belirtmekte fayda var. Otobüs saatleri çok sık olmadığı için çoğu
yolcunun tercih ettiği gibi biz de otobüste uyuma ricasında bulunuyoruz. Otobüs
firmaları sabah 05:30-06:00’a kadar otobüste uyumanıza müsade ediyorlar. Hosteller
kapılarını gece açmayacağı için biz ve diğer yolcular sabah 05:30 a kadar uyumaya
devam ettik.
Sapa’da
gözümüzü açtığımızda bol yağışlı ve nemli bir hava bizi karşıladı. 29 Mart
2024'teyiz. Bir de gözümüze ilk çarpan kestane oluyor. Sapa aklımızda ilk
otobüsten indiğimiz andan itibaren kestane kokusuyla özleşti. Buranın ünlüsü
kestaneli kurabiye. Tanesini sadece 5.000 VND’ye bulabileceğiniz bu enfes
kurabiyeler damakta dağılıyor. Karnımızı doyurduk. Şimdi grap uygulamasından
çağırdığımız taksimizle Sapa dağlık bölgelerindeki hostelimize geçeceğiz. Biz
Hmong’ları, buranın yerli halkları, tanımak için pirinç teraslarına bakan bir
Hmong aile işletmesinde kalmayı tercih ettik. Şehir merkezinden 13 km uzaklıkta
olan hostelimiz ilk andan itibaren bize evde olduğumuzu hissettirdi. Kaldığımız
yerlerin adını yazmak adetimiz olmasa da konumu, doğası ve çalışanları,
yemekleri, misafirperverliğiyle çok sevdiğimiz bu aile işletmesinin ismini
buraya bırakıyoruz: ‘Muong Hoa Hmong Homestay’. Homestay Vietnam’da insanların
evlerini pansiyon türü işletmelere çevirmesiyle gelen bir isim. Türkçe’ye ev
konaklaması olarak çevirirsek isminin tam anlamını bulacaktır.
Kaldığımız
yer Muong Hoa’nın yeşil pirinç teraslarıyla çevrili. Tüm gün boyunca yürüyoruz
ve civardaki gezi rotalarını keşfediyoruz. Bugünü sakin geçirdik. Ertesi gün motosikletle
Sapa köylerini geziyoruz. İl durağımız buranın en ünlü köyü olan, etnik
kıyafetlerin ve etnik kültürün görülebileceği Cat Cat Köyü. Cat Cat köyünde
motordan inerek biraz yürüyüş yapıyoruz. Köye giriş kişi başı 150.000 VND. Biz
girmemeyi tercih ettik. Öyle ki, önümüzde uzun bir rota var. Buradan Fansipan’a
varıyoruz. Dağı sisle gelen bulutlar kaplamış. Kasaba tüm gizemini koruyor. Fansipan
Sapa’yı en güzel anlatan manzaralara sahip.
Sapa’da
Gümüş şelale Aşk şelalesi hava durumuna göre gidilebilecek güzel iki yer.
Havalar pek iyi gitmediğinden biz bu yol güzergâhına da girmedik.
Sapa kasaba merkezine de şöyle bir göz atalım istedik. Otobüsten ilk gün indiğimiz yere yürüyoruz. Otobüs durağının karşısında Sapa Marketi bulunuyor. Açık pazarlardan olan bu markette yerlilerin geleneksel yemeği olan renki yapışkan pirinçler bambu çubuklarının içinde satılıyor. Marketin kapalı olan bölümüne girdiğinizde köpek eti, siyah tavuk eti de görüp şaşkınlığa uğramanız söz konusu. Market fiyatları turistik bir bölge olduğu için çok da uygun diyemeyeceğiz. Ama genel olarak tüm Vietnam'da olduğu gibi fiyatlar ucuz.
Konaklamamıza
dönüş yolunda Ta Phin, Ma Tra, Sin Chai, Lao Chai, Y Linh Ho, Ta Van, Ban Ho
gibi güzel köylerden birkaçına uğruyoruz. Köylerde yerel halkın işleri
satılıyor. Genellikle kıyafet olan bu işler arasından pirinçten yapılmış bir
ağız kopuzu bulup 5 dolar indirim yaptırarak 3 dolara alıyoruz. Bir de Hmong
kadınlarının işli küpe ve bileziklerinden satın alarak (sadece 1.5 dolar ve 2
dolar) eve dönüş yolunu tutuyoruz.
Son gecemizde yine kasaba merkezine geçerek bu defa Sapa gece marketini geziyoruz. Market açık pazar ve Sapa Market yerinin biraz ilerisinde kuruluyor. Fransız mimarisinden esinlenerek inşaa edilmiş devasa Sun World oteli bomboş. Otelin karşısında Hmong çocukları çıplak ayakla dans ediyor ve para topluyor. Bu tezat ikili iç geçirmemize neden oldu. Ksabanın renkli ışıkları altında Hmong yerlileri geçim derdinde ve geç saatlere kadar sokaklarda kendi ürettikleri el işi ürünleri satıyorlar. Şimdiye kadar, Vietnam'ın hiçbir yerinde çocukların sokaklarda çalıştığını görmemiştik.
Sapa
turumuz burada bitiyor. Biz Sapa’da bir haftaya yakın kaldık. Bol oksijen ve
doğa manzaraları içinde unutamayacağımız bir hafta oldu. Kuzey Vietnam’a yine başka
bir masal olan Ha Giang’la devam edeceğiz. Yataklı otobüsle kişi başı 350.000
VND’ye işte Ha Giang’dayız!
Yorumlar
Yorum Gönder