DİLLERDEN DÜŞMEYEN BUSAN-ADI SANI YOK ULSAN

Geoje Adası’ndan Busan’a 1 saat 15 dk süren bir otobüs yolculuğuyla Korelilerin gözdesi Busan’a geldik. Busan G.Kore’nin ikinc büyük şehri. Deniz severlerin ilk tercihi olan Busan dinamik ve genç kuşağı barındırmasıyla da biliniyor.

Konaklama yerimiz Seomyeon Gençlik Caddesi’ne 10 dk yürüme mesafesinde. Kendimizi hiç yormadan keşfe çıkıyoruz. Tüm G.Kore’de olduğu gibi sokaklar rahat ve sakin. Yine sağlı sollu caddeyi boş bırakmayan alışveriş dükkanları, K Pop müzik dükkanları, şipşak fotoğrafçılar, abur cubur marketler, kısacası Seul’un deniz görmüş hâli denebilir. Dikkatimizi çeken Busan’da deniz kenarında yaşamanın verdiği bir rahatlık var. Gençlerin tarzı daha salaş. Yaşlı nüfusu fazlagençlerinden daha fazla olan G.Kore’de hemen hemen her şehire kurulmuş gençlik caddelerinde hiç yaşlı göremiyorsunuz. Evinde kaldığımız arkadaşımızın dediğine göre, kendisi 58 yaşında ve çocukları var, gençler yaşlılar ile aynı ortamı paylaşmak istemiyorlarmış.

Yemek molası için eve geçtiğimizde Koreli arkadaşımızın ikram ettiği pupalar konserveden çıkarılıyor. Ezgi yemeyi reddediyor. Gökhan ise birkaç ısrardan sonra aıyor ağzına bir tane. Pupa Kore marketlerinde konserve ürünler arasında ilk gözünüze çarpan ürün olacak. İpek böceği Kore geleneksel Makgeolli (pirinç şarabı) veya Soju (pirinç votkası denilebilir) yanında tüketmek için soğan, bazen de sebzeyle karıştırılarak pişiriliyor. 


Hemen yanı başında sokak yemeklerinin satıldığı Seomyeon marketi geziyoruz. Yaklaşık 60 yıllık bir tarihi olan Seomyeon market, Busan’ın en geniş alışveriş caddesi olmasıyla dikkat çekiyor. Seyahatimizi başından beri rastladığımız Kore tarzi kızarmış tavuk Busan’da daha bir popüler. Bu lezzeti denemeden gitmemenizi öneririz.

Günümüzü değerledirmek istiyoruz. Haziran’ın ortası güneşli bir gündeyiz. Otobüse atlayıp Busan’ın en gözde sahili Haeundae’ye gidiyoruz. Beyaz kum sahili 1.5km uzunluğunda ve genişliği bizi şaşırtıyor. 70-90 m genişlikte ferah bir alan. Yüksek katlı apartmanların önüne kurulmuş sahil bir yandan yeşile özlem duymanıza neden olurken diğer yandan da işten sonra rahatlatıcı bir mola veren Busan çalışanları için bulunmaz bir fırsat.

Sahilden Dongbaeksom adasına yürüyoruz. Adını Kamelya çiçeklerinden almış. Kamelya adası anlamına gelen Dongbaeksom başlangıçta park olarak tasarlanmış. Haundea plajı ve Gwangang köprüsü manzarası ile nefes kesiyor. Prenses Hwangok’un deniz kızı heykelini gördüğünüzde, hikâyesini dinleyemek isteyeceksiniz. Ailesinden çok uzaklarda bir krallığa gelin giden prenses her dolundayda dışar çıkıp özlemle evine bakardı.

Yeterince yorulduğumuza inanıyoruz. 2.günümüz hızlı başlıyor. Bugün Busan market günü olacak. Jagalchi balık marketine gitmek üzere otobüse biniyoruz. Jagalchi istasyonunda iniyoruz. Otobüs ücretleri 1.500 won. T-money kartınızla ineceğiniz durağa göre iade ücretini otobüsten inerken makinelerden alabilirsiniz. Kore’nin en büyük balık marketi olan Jagalchi deniz kenarına kurulmuş ve hem iç mekan he de dış mekan marketi olarak çok büyük bir alan kaplıyor. Zemin kattan canlı balık seçip 2.kattaki restoranlarda pişirtirebilirsiniz. Çok sayıda balık çeşitliliğine sahip Jagalchi kesinlikle gidilmesi gereken G.Kore marketleri listemizde ilk sırayı aldı.

Busan marketleri günümüz devam ediyor. Biff meydanına yürüyoruz. Biff meydanı Busan uluslararası film festivalinin kısatlması. Bunun yanında bilinen bir yemek pazarına da ev sahipliği yapıyor. Busan geleneksel sokak yemeklerinden tohumlu gözleme (Ssiat Hotteok) karamelize esmer şeker, tarçın tozu, yer fıstığı parçaları ile yapılan Kore tarzı bir krep denilebilir. Kore’nin her yerinde çeşitli Hotteok çeşitleri var. Ama Ssiat Hotteok Busan’a özgü bir tat.

Busan’ın her türlü eşyayı bulabileceğiniz Gukje marketi ve sokak yemekleri, gündüzleri açık olan geç saatlerde de gece pazarına dönüşen Bupyeong Khangtong marketini de gezerek eve dönüyoruz. Akşam Kore barbeküsüne gideceğiz. Gençlik caddesinde bir restoranda kimchili çorba ve pirilmiş sarımsak, soğan, biber, acılı soslar ve salatadan oluşan garnitürlerle kendin pişir kendin ye tarzı Kore barbekümüzü yedik. Asya turumuzda gördüğümüz bıçak kullanmama alışkanlığı Kore’de de devam ediyor. Yemek makasıyla etler kesiliyor ve taşınabilir küçük gaz ocaklarında veya kömür ızgaralarında hazırlanıyor. İnce dilimleniş sığır filetosu veya bonfileden yapılan Kore barbeküsü lezzetli bir öğün.

3.günümüzü Gamcheon kültür köyünü gezmeye ayırdık. Köy eski bir gecekondu yerleşkesi. Buraya Busan’ın Machu Picchu’su veya Kore’nin Santorini’si diyenler de var. Son yıllarda bölgeye turizmi çekmek için restore edilmiş ve rengarenk boyanmış evleriyle biliniyor.

Gamcheon Köyü yoksullukla mücadele etmiş, bir göçmen köyü. Zamanında Busan’a çalışmak için gelmiş yabancı uyruklu işçi nüfusu buraya yerleştirilmiş. Köyde son yıllarda düzenlenen çeşitli atölyeler ve gönüllü projelerle köye yardımlar yapılmış. Şu andaki hâlini pek beğenemesek de köyü gezdik. Eski gecekondular köyün en üst yolunda, çeşitli el yapımı ürünlerin satıldığı küçük tezgahlara dönüşmüş. Bol bol kafeler, tatlı ve dondurma dükkanlarıyla renkli bir yer hâline getirilmiş. Ama labirent şeklindeki dar sokakları olan köyün aşağı bölgelerinde zorlu gecekondu hayatı devam etmekte. Köyün geçmişi ile ilgili bulabileceğiniz bir müze de var. Biz isterdik ki bu dükkanlar yerine burada yaşayan insanlarla tanışıp hikâyeleri onlardan dinleyelim. Yine de köyün yoksullukla mücadelesinde turizmin önemli bir yeri olmuş deyip turumuza devam ediyoruz.

Son günümüzde Yongdusan tepesine çıkıyoruz. Ejderha Başı Dağı denilen ismini Yongdu ‘ejderha başı’ndan alan bu tepenin tarihi Joseon dönemine kadar uzanıyor. 120 metre yüksekliğindeki Busan Kulesi’ni görebileceğiniz tepede bulunan eski saray yangınlardan zarar görmüş olsa da restore edilerek korunmuş. Geçmişte bölgede mültecilerin gecekondu mahalleleri bulunuyormuş.

ADI SANI YOK ULSAN

Busan’a 40 dakika otobüs mesafesinde olan Ulsan’a geçiyoruz. Bu şehirde biraz dinleneceğiz.

Ulsan’ın adından pek bahsedilmese de Ulsan’da da gezilecek yerler var. Ilsan sahili ile başlıyoruz. Sahilden Ulgi’nin deniz fenerine doğru tırmanıyoruz. Daewangam Park ile karşılaşıyoruz. Hyundai tarafından inşaa edilen deniz üstü uzanan Daegwanggyo Köprüsü’nden yürüyoruz. Köprü kara ile denizi birbirine bağlıyor.

2.günümüzde Taehwa Nehri boyunca yürüyoruz. Taehwaru Sarayı’nda dinleniyoruz. Ardından Taehwagang Ulsan Ormanı’na yürüyoruz. Taehwagang Bambu Ormanı’nın içinden geçerek bugünü bitiriyoruz.

Son turumuzda Ulsan Kalesi olacak. 1500’lerde inşaa edilmiş. O zamanlar Kore Japon işgali altındaymış. Kale harabe hâlinde olmasına rağmen Japon kalelerinin kuruluşuna dair bilgiler veriyor.

Ulsan’da son günümüz evde geçiyor. Akşam sashimi, çiğ balık yemeye gidiyoruz. Japonya’ya özgü olan sashimi Kore’de de gelenekselleşmiş. Kore sashimi’yi kimchi, sarımsak ve çeşitli acı soslarla tüketiyor. Sushiyi sevsek de sashiminin tadı biraz yavan geldi. Özellikle çiğ ahtapotu çiğnemek saatler sürüyor desekJ


Yolculuk Busan’a. Busan’dan Fukuoka’ya gemi ile geçeceğiz. İnternet yoluyla biletimizi birkaç hafta önce almıştık. Uzun gemi yolculuğunu seçtik ve Camellia feribot işletmesinden aldığımız biletimize kişi başı 45 usd ödedik. Son anda bilet almayı tercih edenler iki katına yakın ödeme yapıyorlar. Busan’dan Fukuoka’ya hızlı feribotla gelmeyi tercih edenler ise 3 buçuk-4 saat süren bir deniz yolculuğu yapıyorlar. Gemi oldukça rahat. Ekonomi sınıfı olan biletimizde 10 kişi aynı odada kalıyor. Gemide yemek yenilecek alanlar sıcak su ve soğuk su var. Mikrodalga fırın için yemeğinizi yanınızda taşıyabilirsiniz veya Japon yeni ile makinelerden alışveriş yapabiliyorsunuz. Gemide bulunan karaoke ve oyun odası ayrıca dikkat çekiyor. Akşam 22:30 sabah 07:30 saatleri arasında deniz yolculuğu yaptık. Sabah 05:30 da ışıkların otomatik açılmasıyla uyandırıldık. Her şey yaşanılması gereken bir tecrübe olarak aklımıza kazındı.

Tek sorun rezervasyonlu gemi biletimizi Japonya’dan dönüş biletimiz olmadan veremeyeceklerini söylediklerinde apar topar yeni rotamız için bilet almamız oldu. Sağlık olsun! Fukuoka’da görüşmek üzere!

Bekle bizi Japonya!!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar