BURASI SRİ LANKA MI? ELLA

Ella’ya otobüsle gelmek büyük cesaret istiyor doğrusu. O dik yamaçları, korumalık olmayan yolları giderken aşağıdaki güzellik; yeşilin her tonu sakin olmamız için bize uyarı veriyordu. Ella’ya vardığımızda Sri Lanka’dan apayrı bir Avrupa kasabası buluyoruz. Çok turistik ve güzel bir kasaba. Ama maalesef bu kalabalık huzurumuzu kaçırıyor.

Ella'da bir de hostel faciası yaşayıp karakolluk oluyoruz. Ödememizi internette uygulama üzerinden yapmamıza rağmen, hostel bizi içeri almıyor! Sonra öğrendiğimize göre pek çok kişi böyle kandırılmış ve ne yazık ki turist polisi hiç yardım etmedi! 

Bir günümüzü karakolda heba ettikten sonra başka bir hostele geçtik. Canımızı daha fazla sıkmayalım yolumuza devam edelim diyoruz ama moraller biraz bozuldu. 

Bugün yeni bir gün. Gezmeye devam! Günlük 10 usd’ye motosiklet kiralayabiliyorsunuz. Ehliyetiniz yoksa size acil durumda gösterebileceğiniz bir ehliyet bile temin etmişler. Biz halk otobüsü kullanarak gezmeyi tercih ediyoruz. İlk durağımız Ravana şelaleleri. Ravana’nın hikayesi oldukça gizemli: Lanka kralı Ravana prenses Sita’yı kaçırır ve şelalenin arkasındaki mağaralara saklar. Şelalenin az ilerisinde muhteşem Ella manzarasında dinlenen maymunlar var. Biraz oyalandıktan sonra otobüse atlayıp kasabaya geri dönüyoruz. Küçük Adam’s tepesi ve Dokuz Kemerli Köprü’ye gideceğiz.

Köprü sömürge dönemi demiryolu inşaatı ile yapılmış ve yapımında sadece taş, tuğla, çimento kullanılmış. Gezginler Kandy’den Ella’ya gelerek ünlü Ella treniyle köprüde fotoğraf çektiriyorlar. Tren kapıları ardına kadar açık. Biletinizi internetten ayırtabilirsiniz veya seyahatinizden birkaç gün önce tren istasyonundan alabilirsiniz. Biz 2.sınıf bilet aldık. Kişi başı 2.500 Rupee. Köprüyü yerinde görüp Nuwara Eliya’ya trenle gitmeyi planlıyoruz. Bizi cezbeden köprüden çok manzara oluyor. Ella çay plantasyonunun merkezlerinden biri olan bir kasaba ve her yer yer yeşil.

Yönümüzü Adem’in Tepesine veriyoruz. Bu tepe orjinalinden daha kolay tırmanışı olan ve sizi yine harika bir manzarayla karşılayacak bir yer. Tepede zip hattıyla maceraya atılabilirsiniz. Ada Tepesi Nuwara Eliya’ya yakın. Oldukça zor bir tırmanışı var. O yüzden biz küçük tepeyle yetineceğiz. Adem Tepesi’nin Adem’in cennetten kovulduktan sonra ilk kez dünyaya ayak bastığı yer olduğu düşünülüyor. Tepeden inerken çay toplayan kadınlarla karşılaşıyoruz. Çayın vatanı güzel Sri Lanka’da bir sonraki güne hazır olmak için biraz dinleneceğiz.

Ertesi gün kendimizi çok zorlamadan Ella’yı keşfettik. Çay tarlalarının içinden yürüdük. Ella tepesine tırmandık ki manzara karşısında dinlenebilelim. Tırmanış oldukça zorlu ama tepeye vardığınızda ödülünüzü alıyorsunuz. Başka bir tırmanış gerektiren Lipton’un Koltuğu’na gitmedik. İskoç çay baronu Sir Tlhomas Lipton’un çay imparatorluğunu izlediği tepeden yedi farklı eyaleti görebileceğiniz söyleniyor.

Çayın hikayesi her ne kadar etkileyici olsa da Sri Lanka’nın hala tam bağımsızlığını kazanamadığını öğrenmek üzücü. İngilizler başta olmak üzere bu topraklar üzerine hak iddia ediyorlar. Pek çok çay arazisi yabancılara ait.

Halpewatte çay fabrikasında tura katılabilir veya çay ile olan bağınızı Nuwara Eliya ve Kandy’ye saklayabilirsiniz. Öyle ya, çay plantasyonu Sri Lanka’nın hemen hemen her yerinde mevcut. Özellikle şu an üzerinden gittiğimiz rota çay rotası. İngilizler zamanında bu topraklarda kahve ekimini denemişler ve 1870 de zirveye ulaşan kahve üretimi ne yazık ki bir çeşit mantar hastalığı yüzünden Sri Lanka’yı ve Asya’daki diğer bölgeleri etkiledi.

Diyaluma şelaleleri Ella’nın sıcağında yüzme imkanı sağlayan küçük doğal havuzcuklarla dolu. Serinlemek isteyenlere duyurulurJ

Çok turistik Ella’dan sonra sakinliği bulmaya Nuwara Eliya’ya geçiyoruz. Tren sesini duyduk, güzel ve zor bir yolculuğa hazır mısınız?

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar