KAOSUN ŞEHRİ: MANİLA

Manila havaalanına indiğimizde temiz tuvaletler, boş su şişelerinizi doldurabileceğiniz hatta bardağınız ve çay, kahveniz varsa sıcak bir şeyler içebileceğiniz güzel tasarımlanmış bir havaalanı karşıladı bizi. Ancak dışarı adım atar atmaz kaos başladı.

Öncelikle şunu söylemeli, genel olarak Asya kıtasında grab veya benzeri ucuza ulaşım aracı çağırabileceğiniz uygulamalar telefonunuzda yüklü değilse vay hâlinize! Sizden fahiş fiyatlar isteyebilirler. Biz havaalanı internetini kullanarak telefonumuzda yüklü olan grab uygulamasından araç çağırıyoruz ve 3.5 usd gibi çok makul bir fiyata couchsurfingden bizi ağırlayacak arkadaşımızın evine varıyoruz. Arkadaşımız bize Manila’da ve genel olarak Filipinler’de yaygın olan ulaşım aracı ‘jeepney’ lerden bahsediyor. Bugünden sonra 1 aylık Filipinler yolculuğumuzda sıkça kullandığımız jeepneylere binmenin fiyatı gideceğiniz yere göre değişiyor. Ama şunu söylersek anlaşılır: 3.5 usd tutan grab parası jeepneylerle kişi başı doların dörtte biri gibi absürd bir fiyat. Jeepneyler Filipinler’e Amerika’dan miras kalmış. Filipinler’in 1500’lerde İspanyollarla başlayan üzücü sömürge tarihi 2.Dünya Savaşı Amerika ile Filipinler’'in bağımsız olamamasında ön ayak olmuş. Savaş sonrası bu askeri araçların parçalarını burada bırakan Amerika’nın jeepleri Filipin tasarımı ile sadece Filipinler’e özgü bir araç olan jeepneylere dönüşmüş.

Şehir tam bir kaos hâlinde. Her yerde gürültü ve dilenciler. Çocuk dilenciler, yetişkin, yaşlı dilenciler… Sokaklar resmen kokuyor. Duvar diplerine işeyen insanların kokusu, kedi köpek pislikleriyle karışınca sıcakta nefes almakta zorlanıyorsunuz. Dikkatimizi çeken bir başka şey de İspanyolca’ya benzeyen Filipince. Dilin %40’ını İspanyolca kelimeler oluşturuyormuş. Bir de hemen hemen herkes İngilizce biliyor. Her yerde İngilizce şarkılar söyleniyor ve çalınıyor.

Filipinler’e geldiğimizden beri uyarı aldık. Şehirde suç oranı çok fazla ve her yerde kol gezen güvenlikler size tekinsiz bir yer izlenimi veriyor. Filipinli arkadaşlarımızın anlattığına göre, bu ülkede bu kadar güvenlik olmasının nedeni bunun bir sektör hâline gelmiş olması. Yani tamamen ticari.

Niyetimiz Manila’yı biraz gezip bir an önce buradan çıkmakJ İki günlük Manila turumuz İspanyol sömürge mimarisinin görüleceği Intramuros’tan başlamak oluyor. Bir zamanlar İspanyolların Filipinler’de başkenti gibi görülen Intramuros sanki bir Asya ülkesinde değilmişsiniz izlenimi veriyor. Burada tipik bir dönemsel İspanyol evi olan Casa Manila, Katolik Katedrali Manila Katedral, Santiago Kalesi gibi.

Intramuros’s çok yakın olan Binondo yani Çin Mahallesi ise bir başka merak konusu. 1594’te inşaa edilen en eski Çin Mahallesi olan Binondo başlangıçta Çinli tüccar ve zanaatkarların Intramuros’ta hapsedilmesi, sonra da İspanyollar tarafından arazi hibesi verilmesiyle bugünkü hâlini almış. Binondo da Manila gibi olabildiğine karışık ve gürültülü.

Dikkatimizi çeken bir diğer Filipin gerçeği de ülkede çok fazla zincir yeme içme dükkanının olması ve maalesef fast food merakının çok olması. Kendi yemek kültürü olan Filipinler’de pek çok insan fast food zincir restoranlarda yemeyi tercih ediyor. Bunu da tarihsel değişime bağlıyoruz ve 2.Dünya Savaşı sonrası daha bir değişen Filipinler etkisi diye düşnüyoruz. Genelde tavuk ve domuz eti tüketilen ülkede her Asya ülkesi gibi bolca pirinç tüketiliyor. Filipin yemeklerini özel kılan yemeklere sirke katmaları ve yemeğin sirkede beklemesiyle ertesi gün daha lezzetli olduğunu söylemeleri.

İlk Filipin mutfağı denememiz Halo Halo. Kırılmış buz, buharlaştırılmış süt veya Hindistan cevizi sütü, ube reçeli, barbunya fasulyesi veya nohut, Hindistan cevizi rendesi, haşlanmış taro, meyve reçelleri, yumuşacık patates küpleri ile tam bir ortaya karışık! Tagalog dilinde ‘karışık’ anlamına gelen bu Filipin tatlısı bize aşureyi hatırlattı. Onu Filipin aşuresi olarak anmaya başladıkJ

 Filipinler’e gelen çoğu gezginin rotası Filipin adaları. Öyle ya ülke 7000’den fazla adayı bünyesinde barındırıyor. Biz ülkeyi tanıtmak ve farklı bir izlek sunmak amaçlı ana karada birkaç şehir gezdikten sonra bir adaya geçip dinlenmek ve ada hayatını da göstermek niyetindeyiz.

Sonraki şehrimiz Filipinli yerel turistlerin gözdesi, yazın serin Baguio şehri. Otobüs yolculuğumuz yaklaşık 6 saat sürdü ve kişi başı 13 usd tuttu. Filipinler için yüksek bir ücret. Victory Liner Otobüs Terminali’nden bilet alabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar