SRI LANKA’NIN MEKKE’Sİ: KATARAGAMA

Sri Lanka’nın Budist, Hindu ve yerli Vedda halkı bu hac kasabasında bir arada yaşıyorlar. Güney Hindistan’dan buraya ibaedete gelenler büyük Kataragama tapınağında soluğu alıyor.

Kasabanın tarihi oldukça önemli. Hinduizm ve Budizm için kutsal kabul edilen Bodhi veya Bo ağacı Buda’nın bu ağaç altında aydınlanması ve Budalığa ulaşması ile bilinir. MÖ 288’de Bo fidanını almak için gelen Kajagarama adlı bir kasabadan bahsedilir. Katagarama’nın kutsal anlamına bir de burada ortaya çıkan kazılardaki insan yerleşimlerinin 125.000 yıl öncesine uzandığı eklenince, kasaba gerek Sri Lanka gerekse Hindistan için büyük önem taşıyor.

Tapınakta Hindu tapınağı, Budist Tapınağı ve Müslüman Camii bir alanda bulunuyor. Klise ise biraz uzakta. Kumlu yolda çıplak ayak yürüyen ve beyaz giyinen insanlar her gün üç vakit tapınağa akın ediyorlar. Cumartesi günleri ise büyük tören var ve Hinduların ‘şeytan çıkarma’ ayininde orada bulunmak bizim için anlatılmaz bir deneyimdi. Hindu inancına göre; ölüler boyutlar arası, bu dünya ile öteki dünya arası sıkışıyor ve yaşayan insanların bedeninde can buluyorlar. Ruh kötüyse insanlar saçmalıyorlar, iyiyse ölünün ağzından yaşayan insanlar konuşuyorlar. Bu ritüel bir dans eşliğinde sürüyor.



Bu ritüeli izlemek bizi hem korkuttu, hem de delilik doğanın içinde şehirlerden daha rahat dışa vurumu olabileceğini düşündürttü. Hangimiz deli değiliz ki? Hangimiz düşüncelerimizde var oluş savaşları vermiyoruz? Onları susturmak için ne çok uğraşıyoruz. Oysa bu ritüelde acı, korku, mutsuzluk olanca gücüyle dışarı çıkarılıyor. Budist tapınağında kutsal yemeğin elden ele taşınılmasını ve herkese bir avuç içinde sunulan tatlı pirincin elle nasıl yenildiğini görüyoruz. Bu kutsal yemek bize aşurenin hikâyesini hatırlatıyor.

Katagarama’da başlayan ve bundan sonra gideceğimiz birkaç şehirde de devam eden buffalo sütünden yapılan yoğurda burda lor adını veriyorlar ve balla tüketiyorlar. Mee kiri diye soracak olursanız size yardımcı olacaklardır.

Ertesi gün Yala’ya gideceğiz. Giriş ücreti 35 usd ve paylaşımlı tuktuk fiyatı da 67-68 usd. Bu fiyat bizim bütçemiz için imkansız. Bir tuktuk şoförüyle anlaşıyoruz ve bizi ulusal parka giriş ücreti ödemeden tuktukla iki kişi için 30 usd ye götüreceğini söylüyor. Maalesef maymun, sincap, ceylan, komodor ejderi dışında hayvan göremiyoruz. Leopar görmeyi planlamıştık. Bize uzun süre yağan yağmur yüzünden hayvanların iç bölgelerde yiyecek ve su bulabildikleri için yola çıkmadıklarını söylediler. Bizim için büyük hayal kırıklığı oldu.

Buradan otobüsle Ella’ya geçeceğiz. Şehirler arası kişi başı 2 usd vererek 3 saat sonra Ella’dayız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar