BAŞKENTLERİN ŞAHI: KATMANDU

Bali’den Kuala Lumpur-Malezya aktarmalı uçuşumuzda yarım yıl içinde iki kere Malezya’ya bavul parası vermekten, aynı havayollarının 2 kere şampuanımızı ve lens suyumuzu atmasından bezmiş durumda uçuşumuzu bitirdik. Ucuza alınan aktarmalı uçuşlarda genelde 7 kg sınırı bulunmakta, hatta bazı uçuşlar bu sınırı 5 kg ya çekmiş. Ama hiç bu kadar insafsız davrananıyla karşılaşmamıştık. Öyle fahiş fiyatlar çıkardılar ki biz bile şaşırdık. Üstelik bavuldan bir şeyler çıkarıp kiloyu azaltmanıza da izin vermiyorlar. Bizi kızdıran prosedür değil, aktarmalı uçuşta tek check inde 2 boarding pass vererek bavulu garantilemiş olmaları ve sizi öyle düşünmeye sevk etmeleri. Sonra da uçağa biniş kapısında (son kapı) gizli bir tartıyla ağırlık kontrolü yapmaları. Uçağın kalkmasına sayılı dakikalar kaldığı için geri dönüp bavulunuzu da veremiyorsunuz ve para ödemeye zorunlu bırakılıyorsunuz.

Bir şekilde Katmandu’ya geldik. Gelişimiz gece yarısından biraz önceydi ve araç olmadığından taksiye bindik. Katmandu’da inDrive uygulamasını kullanarak taksi fiyatının 5 te 1 i fiyatına varış noktanıza ulaşıyorsunuz. Biz yine de ilerleyen günlerde halk otobüsü kullanmayı tercih ettik. Halk otobüsleri Hindistan gibi, tıklım tıklım dolu. Bozuk yollar ve inşaat tozu toprağı üzerinize yapışıyor. Yine de bambaşka bir deneyim. Turistlerin bu otobüsleri tercih etmediklerini anladık. Çünkü Nepal’de bir ay boyunca halk otobüslerindeki tek turist bizdik. Fiyatlar gideceğiniz yere göre doların 5 te 1 i veya en fazla 0.75 usd. Nepal’de Hindistan’daki gibi inek kutsal olduğundan, yolunuza çıkacak bir inek tüm gününüzü durdurabilir. Nepal’de nüfusun % 82’si Hinduizmi benimsiyor ve inek eti yemiyor. İneğin sadece sütünden yararlanan Nepal mutfağında yoğurt, kaymak, peynir gibi pek çok çeşitliliği bulmak mümkün. Dhau Newar halkı tarafından hazırlanan bir yoğurt çeşididir ve kil kaplarda yapılır. Newar halkı Katmandu Vadisi’nin en eski yerleşimcileridir. Bizim severek tükettiğimiz ayranın ismi burada Mohi. Bir de Hindistan kökenli Lassi var. Kıvam olarak lassi smoothie gibi. Churpi/Dhurka ise Himalayaların geleneksel sert peyniridir ve yak sütünden yapılır. Burada çiftçiler kimyasal bilmez ve ürünler %100 doğaldır.

İlk günümüzde Pashupatinath Tapınağı’na ölü yakma törenini görmeye gidiyoruz. Pashupati Hindu Tanrısı Shiva’nın (yıkım Tanrısı) bir formu. Tapınağın ismi de buradan geliyor. Pashupatinath Asya’da gördüğümüz tüm tapınaklardan farklı. Buranın bambaşka bir karakteri var. Etrafta büyü yapan, fal bakan Nepalli yaşlı kadınlar, küçük bir bağış karşılığı tika (alna sürülen kırmızı nokta) dağıtan amcalar ve teyzeler, bir yandan yakılmaya hazırlanan ölü bedenler… Bir tek Pashupatinath değil, buraya gelene kadar yolda gördüğümüz şehir manzaraları. Sokaklarda küçücük bir köyde yaşarmışçasına rahat oyun oynayan, ayağı çıplak minikler, işe giden kadınlar, düğüne giden kadınlar, kırmızılar, kutsal kırmızılar… Katmandu’ya saygı duymamak mümkün değil. Karmaşanın ortasında bir gizem. Bu egzotik atmosfer sadece tapınaklardan kaynaklanmıyor. Birbirinden farklı eski ve yeni yerleşim alanları, yer yer şehir yer yer de köy ve kırsala kolaylıkla geçebileceğiniz bir Katmandu! İnsanların yaşam tarzı, yiyecekler, giysiler, ritüeller… Nepal Hindistan’a gitmeden bize Hindistan deneyimi yaşatıyor. Kimileri buraya küçük Hindistan diyor ki bizce ne kadar benzerlikleri fazla olsa da Nepal bambaşka bir ülke. Devasa tapınak kompleksi 246 hektarlık alana inşaa edilmiş. MS 400 gibi bir tarihte kaydedilmiş kayıtları bulunan tapınak Katmandu’nun en eski tapınağıdır.

Buradan yolumuzu Durbar Meydanı’na çeviriyoruz. Durbar genel bir isim olarak tapınaklar, açık avlular, su çeşmeleriyle dolu olan meydanlardır. Newar krallığına ait üç Durbar meydanının ikisine gideceğiz: Kathmandu ve Lalitpur. Meydanlara giriş ücretli. Fakat ücret ödemeden farklı kapılardan girerek büyük bir kısmını gezebiliyorsunuz. Biz de öyle yaptık. Meydanlar kesinlikle gelinmesi ve zaman harcanması gereken yerler. Tam anlamıyla büyüleniyoruz. Kathmandu Durbar meydanına varmadan Kumari Devi’yi (yaşayan tanrıça) gördük. Kumari Budist topluluğunun Shakya klanından seçilen ergenlik öncesi bir kız. Nepal’de pek çok Kumari bulunuyor. Doğuştan gelen saflık ve iffeti nedeniyle bir kadın yerine bir kız seçiliyor. Adet dönemi nedeniyle, 16 yaşından sonra Kumari olunamaz. Geleneğin 6.yy da Nepal’de yaygınlaşmış olduğu düşünülüyor. M.Ö. 623 yılında doğan Buddha’nın doğum yeri Lumbini de Nepal’de bulunmakta.

Nepal festivallerinden Rato Machendranath Jatra’ya denk geldik. Şanslıyız. Lalitpur Durbar Meydanı gezmemiz sonrasında festivalin başlayacağı yere yöneliyoruz. Büyük bir tahta araba Kathmandu ve Lalitpur sokaklarında ilerleyecek. İnsanların çekeceği arabayı gönüllü olanlar, adanmışlar süslüyor ve arabanın üstünden ufak bir bağış karşılığı kutsal su ve tika dağıtılıyor. Kutsal su içerideki din adamı tarafından okunmuş su. Tika ise alna sürülen kırmızı bir nokta. Kurutulmuş zerdeçaldan yapılıyor. İnanç ve bağlılığın saflığını simgeliyor. Tika yaratılışın başladığı nokta olarak kabul edilir. Kaşlar arasındaki bölgenin altıncı çakra, gizli bilgeliğin merkezi olduğu söylenir. Machendranath sırasında arabadan kaçan çılgın kalabalık üstümüze geliyor. Ezilme tehlikesinden kaçalım derken telefonumuz çalınıyor. Sorun sim kartımız. Türk sim kartına bağlı tüm hesaplar da kapatılıyor. Polise gitmemize rağmen ve imei vermemize rağmen cevap yok. Sonradan öğreniyoruz ki, Katmandu’da hırsızlık çok oluyor. Nepal şimdiye kadar gördüğümüz en fakir halk. Buna rağmen bize hep misafirperver davrandılar. Telefon çalınmasına olur böyle şeyler diyoruz.

Bir günümüzü Nepal’in en eski köylerinden Kirtipur’u görmeye ayırıyoruz.  Köyün tarihi M.S. 1099 kadar eski bir tarih. Hindu Tanrısı Shiva’nın kaplan formu Bhairab’a adanmış Bagh Bhairab tapınağını ziyaret ediyoruz. Sonra Uma Maheshwor tapınağından Katmandu vadisi ve dağların manzarasını seyreyliyoruz. Kısa bir otobüs yolculuğuyla Swayambhu Mahachaitya yani maymun tapınağına geldik. Bu defa içeri giriş ücreti vermeyeceğiz. Kutsal bir Budist tapınağı olan Swayambhu ismi Yunanca ve Hititce’nin de aralarında bulunduğu en eski dillerden biri olan Sakskritçe’den gelmekte.


Şu ana kadarki Katmandu gezimizde turistleri tek tük görmüş ve nerede olduklarını merak etmiştik. Öğrendik ki, trekking rotaları Everest, Himalayalar dışında pek de Nepal’i gezmiyorlar. Trekking bizim bütçemizi zorluyor. 4-5 günlüğüne kişi başı 250-300 USD ayırmanız lazım. Biz yine her zamanki gezilerimizde yaptığımız gibi, yerel halkın arasına karışarak kendimiz keşfetmeyi tercih ediyoruz.

Turistleri gördüğümüz bir başka yer de Thamel bölgesi oluyor. Barlar, kafeler, Nepal tarzı kıyafetler, hediyelik eşyalar, Nepal mutfağının olduğu şehrin en hareketli bölgesindeyiz. Şehrin gece hayatı da burada. Yıllardır hippilerin Nepal’e gelme nedenlerinden biri olan Thamel, gördüğümüz en keyifli turistik alanlardan. Yine de tüm turistlerin şehrin sadece bu bölgesinde toplanmasına anlam veremiyoruz. İstanbul’da fahiş fiyatlara aldığımız Nepal işi giysiler burada 5 te 1 i fiyatına! Pazarlık etmeyi de bilmeniz gerekiyor. Bir kafeye oturup yarım dolara sütlü çay içebilirsiniz. Nepal’e özgü olan bu tat, Nepali Chiya olarak adlandırılıyor. Zencefil, kakule, karabiber gibi baharatlar eşliğinde sütlü şekerli baharatlı çay Nepal’de günde en az 2-3 kez tüketiliyor. Nepal menümüze yeni eklenen bir diğer içecek kahve! Nepal’in kahvesi olduğunu bilmezdik. Dağ kahvesi olarak geçen lezzetli Nepal kahvesinden toplamda 500 gr alıyoruz. Arabica kahve çekirdeklerinin Himalaya eteklerinde yetiştirildiği denenmesi gereken bir tat.


Nepal’in tatlılarından da bahsetmemek olmaz. Peda, yomari, gudpak, barfi, rasbari, anarsa, laddu, khajuri, sel roti, halwa, jeri gibi pek çok çeşidi bulunan tatların kimi Hindistan kimi Nepal işi. Gulab Jamun, laddu, halwa, sel roti denediğimiz ve sevdiğimiz tatlardan birkaçı oluyor.

Nepal’in en turistik şehirlerinden biri olan Pokhara’ya yolculuk gözüktü. Bilet kişi başı 11 usd. Uyuyabiliriz diye düşünerek gece yolculuğu alıyoruz. Yol 8 saat! Ama ne mümkün! Yollar çok bozuk ve Laos yollarından bahsederken Nepal yollarının daha zor olduğunu kabullenerek içimiz dışımızda bir 8 saat sonra Nepal’in gözdesi Pokhara’dayız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar