BEKLENEN ÜLKE İRAN-BAŞKENT TEHRAN
Tahran’da
ilk gün hem karnımızı doyuralım hem de çarşı pazar gezip İran kültürünü
tanıyalım diyerek Tajrish markete gidiyoruz. Burası bizim Kapalı Çarşı gibi eski
bir yapı ve içeride yok yok. Tatlıyı pek seven İranlılar hurmadan helvaya tatlı
alışverişlerini buradan yaparken, Tajrish hediyelik eşyaları da pek bir güzel.
Eklemeden edemeyeceğiz. Tabii her yer İran safranı. Safran fiyatları kalitesine
göre değişiyor. Safran almak istiyorsanız, İranlı bir arkadaşınızla gelmeniz
daha faydalı olacaktır. Fiyatlar bize oldukça uygun geldi. Hatta bizim gibi
dolarla girerseniz İran size sudan ucuz! Çünkü kara borsada dolar bozdurmak,
size ülke içindeki kurun 2 katı kâr getiriyor. Yalnız dikkat! İran parasını
anlamak bir ömür sürer. İran Tümen’i ya da Toman günlük kullanımda Riyal olarak
ifade ediliyor. Bir sıfır attığınızda Toman olarak söylenen para kolaylıkla
karışıklığa sebep olabilir. Az miktarda doları bozdurduğunuzda elinizde biriken
düzinelerce para ile ne yapacağınızı, nereye koyacağınızı şaşırabiliyorsunuz.
Bunun için İran turist kartını kullanmanızı tavsiye ederiz. Biz şanslıydık
İranlı bir arkadaşımızın kredi kartını kullandık ve ona yükleme yapmak için
arkadaşımıza para gönderdik. İran’da turistlerin yaşadığı en büyük sorun,
hiçbir İngilizce açıklama olmaması, her şeyin Farsça olması ve bankalardan
yabancı kartlarla para çekilememesi. Bu İran’a gitmeden kafa yormanız gereken
önemli bir konu.
Tajrish market’in hemen yanında İmamzadeh Saleh camii var. Şii türbelerinden biri olup, 1300’lü yıllardan beri ayaktadır. Safevi ve Kaçar mimarisinin izlerini taşır. Masmavi fayanslar ve iç aynalarla dolu yapı gezilmesi gereken yerlerden. Kadınlara içeri girerken uzun çarşaflar veriliyor. Erkekler ayrı kapıdan giriyorlar. Şanslıysanız içeride size mis gibi İran çayı veya şerbet veren bir görevli bulunuyor. İran 12 İmam’ın ülkesi ve o zamandan bu zamana kalan çeşmeler, şehrin her yerinde temiz suya ulaşmanızı sağlıyor. Her yer gül kokuyor. Kültürel, dini, sanatsal bir sembol olan gül ve gül kokusu İran edebiyatında aşk, ilahi güzellik sembolü. Dini törenlerde camiilerde ve türbelerde gül suyu kullanılıyor. Ölülere, misafirlere, ibadet öncesi arınma amacıyla sunuluyor. Gül sabunundan gül kolonyasına gül reçelinden bizim en sevdiğimiz gül yapraklı çaya kadar gül yaşamın her alanında var.
Tajrish
Market’ten sinema müzesine yürüyoruz. İran sineması duruşlarını bozmayan İranlı
yönetmenlerle bize hep yeni tatlar sundu. Müzenin bahçesinde otururken Abbas
Kiarostami, Ashgar Farhadi, Bahman Ghobadi, Jafar Panahi filmleri gözlerimizin
önüne geldi. Ferdows Bahçesi 1800’li yıllarda inşaa edilen bir konakla sinema
severleri ağırlıyor.
Ertesi
gün İstanbul’un Kapalı Çarşı’sından sonra bir de Tahran’ın Kapalı Çarşı’sını
görelim diyoruz. Kökeni 10.yy a uzanan çarşı başlangıçta küçük bir yerel
pazarmış. Safevi döneminde büyüyüp ticaret merkezi hâline gelmiş. Labirent 10
km uzunluğunda bir koridor sisteme sahip. Halı, tekstil, baharat, mücevher gibi
20’den fazla farklı bölüme ayrılmış. Çarşı içinde tarihi hamamlar, camiiler,
kervansaraylar bulunmakta. Özellikle Hajeb Al Dowleh avlusu görülmeye değer. Cuma
ve resmi tatillerde kapalı olan çarşı hafta içi sabah 08:30-17:00 arası açık.
Kapalı
Çarşı’dan sonra da ver elini Gülistan Sarayı. 16.yy da inşaa edilmiş saray,
Farsça’da Gül Bahçesi Sarayı anlamına geliyor. Safevi döneminin turkuaz
tonları, Kaçarların siyah ve sarı renkleri, aynalar, çini ve vitraylarda
birleşmiş. Avrupa motifleriyle iç içe geçmiş bir İran mimarisi görüyoruz. Kompleks
içinde çok çeşitli bölümler var ve her bina için ayrı bilet alınması gerekiyor.
Pek ihtişamlı olan saray, görülmesi gereken yerlerden. Ama biz İstanbul’da da
sarayları gezmeye pek alışık değiliz. Bize fazla şaşaalı geliyor. Yaklaşık 30
usd kadar tutan giriş ücreti bize fazla geldi. Sonra anladığımız üzere
İranlılara çok çok daha ucuz olan bilet fiyatları İranlı bir arkadaşınızın
sizinle gelmesiyle yarıya inebilir. Bizden söylemesiJ
Son
günümüzde İranlı arkadaşlarımızla Darband’a gidip nehir kenarındaki
restauranlarda İran kebabı yiyiyoruz. Oldukça lezzetli ama baharatsız. Tahran
bloğumuzun başında belirttiğimiz gibi, içeri dolarla girince İran fiyatları
sizi çok çok şaşırtacak!
Tahran’dan
5-6 saat sürecek otobüs yolculuğuyla İsfahan’a geçme planı yapıyoruz. İranlı
arkadaşımız bizim için internet sitesinden otobüs biletini satın alıyor. Öyle
ya yazılar Farsça ve herhangi bir yabancı dil için çeviri seçeneği maalesef yok.
Olsun, moral bozmak yok. Elimizde bilet çıktılarıyla Pers medeniyetinin kalbi
İsfahan’a yol alıyoruz.
Yorumlar
Yorum Gönder